..:: DOLAPÇI ve 9 KUSURLU HAREKET ::..

Dolapçı ırkı özel bölümü

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Turgay Güröz » 02 Ağu 2009 13:50

merhaba!
hayri bey!ilk önce yılmadan araştırıp,saatlerce düzenleme yaparak ve sabırla bizlere bu bilgileri sunduğunuz için teşekkür ederim!bu yazılar bizden çok gelecek nesildeki güvercin yetiştiricilerine bir kaynak olacaktır!
bu gün proföserler in dahi tarih üzerine yazılmışların,çelişkili veya çeşitliliği söz konusu,önemli olan burda bir kişinin değil bir kaç kişinin sizin gibi araştırma yaparak hem tarihi karşılaştırmalar hemde bu günkü DOLAPÇI ırkımızı koruma adına kalıcı olabilmeleri için faydalı olacağının inancındayım!
söz konusu dolapçımı tabiki hayır ?BİZİM 60 küsür güvercin ırkımız var,bunların hepsi araştırılması ,uçucu güvercinlerin tüzükleri,form ve renk güvercinlerininde standartları oluşturulması gerektirmektir,yoksa avrupa,dünya güvercin ırklarımıza bir bir tüzük ve standart getirdimi,BİZLERİNDE burda kızmaya hiç hakkımız olamaz!!!
tekrardan teşekkürler emeğinize.
antalyadan sevgi ve saygılar
turgay
Güvercinlerimize saygımızı eksik etmeyelim!
Resim www.turgay.dolapci.com
Kullanıcı avatarı
Turgay Güröz
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 756
Kayıt: 23 Oca 2005 1:52
Konum: ANTALYA
Irklar: dolapçı,azman,kelebek
Doğum Tarihi: 28 Eyl 1956

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Hayri ÜN » 03 Ağu 2009 14:25

Sevgili Turgay abi,

Öncellikle yazdıkların için teşekkür ederim. Elbette ki sana katılıyorum. Bu tür çalışmalar tüm ırklarımız için yapılmalıdır. Bizim şansımız belki de bu çalışmaların neredeyse 10 senedir yapılıyor olmasıdır. İlk kurulan internet sitelerimiz ve http://www.dolapci.com ve diğer sitelerde aslında bu konular yavaş yavaş işlendi. Sen ve diğer katkı sağlayanlara da teşekkür etmek lazımdır. Ben bu yazıları yazarken daha önce yazılanlardan çok istifade ediyorum ve çoğu sorunun cevabını forum sayfaları arasında ve http://www.dolapci.com ‘da bulabiliyorum. Arada oralardan alıntı yapmam da aslında bunu gösteriyor.

Fakat daha çok çalışmamız lazım. Sen de dahil hep beraber bunun bilincindeyiz. Bunun için de hala çalışmalarımız devam etmektedir. Geçen hafta Çarşamba günü Doç. Dr. Turgut TOK beyle beraberdik. Kendisi “Türkoloji” konusunda uzmandır. Uzmanlık alanı ile ilgili kitapları ve makaleleri vardır. Aşağıda sohbetimiz de çekilmiş bir fotoğrafı görebilirsiniz.


Resim
Dernek Yönetim Kurulu başkanı ve Üyelerimiz Doç. Dr. Turgut TOK ile sohbette….
Soldan sağa: Doç. Dr. Turgut TOK, Cihan TANRIÖĞEN, İskender DAMGACI, Niyazi ERTÜRK, Cüneyt ARIKAN, Ben

Sayın Turgut Tok ile epey güzel bir sohbetimiz oldu. Kendisinin de lise çağlarında az da olsa güvercinlerinin olduğunu öğrenince de oldukça heyecanlandık. Turgut hocam, bizim Akhan kervansarayından başlayarak Kosova’ya kadar uzanan teorimizi dikkatle dinledi. Biz oralarda olan güvercin terimleri ilgili benzerlikleri dile getirince:

- Ben de Mayıs ayında orada idim. Zaten oralar sanki birer Türk şehri gibi… Sokaklarda hala Türkçe konuşuluyor. Bu yüzden güvercin terimlerinin de benzer olması beklenir. Dedi.

Daha sonra da oralardan bizi duygulandıran anılarını anlattı. Orada görev yapan öğretim üyesi arkadaşlarının bulunduğunu ve daha detaylı araştırmaların yapılabileceğini belirtti. Ayrıca oradaki arkadaşları vasıtasıyla bize Bora vasic’in “Modern Breeds of Pigeons” kitabını temin edebileceğini de söyledi.

Bu arada konu tarih olunca bize ciltlerle kitap önerdi. Tabiî ki tarih konusu benim uzmanlık alanım değil. Beton olsa idi biraz daha rahat olurdum. Ancak Turgut hocamın bir tespiti de beni ve bizi bu işin içinde tutuyor.

“Bu kitapları sizin de okumanız lazım. Çünkü güvercinleri siz tanıyorsunuz oradaki güvercinle ilgili ayrıntıları daha iyi ayırt edebilirsiniz. Bu kitaplarda konu ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Ben de bakayım siz de bakın beraber bunları kitap haline getirebiliriz”. Dedi.

Bu arada Turgay abi senin de çok iyi bir kitap okuyucu olduğunu biliyorum. Senden de ciddi yardım almamız lazım… Tabiî ki tüm yardım etmek isteyenlere de kapımız açık…

Sohbet sırasında diğer uzmanlık alanlarında; Biyoloji, Sanat Tarihi ve Arkeoloji konularında projeler yapmamız gerektiği konusunda anlaştık. Bildiğiniz gibi Azman (Denizli Bangosu) konusunda da bir projemiz olmuştu. Ayrıca şu anda İl Genel Meclisi Başkanı Sayın Adem Oklu ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Ondan da Denizli’nin tanıtımına da fayda sağlayacak bir kitabın basılması için destek sözü aldık….

Sözün kısası yapılacak daha çok ama çok işimiz var. Yaklaşık 10 senedir yapılanları birkaç sayfada özetleyerek sona erecek bir konu değil. En azından biz başladık, yol haritamızı belirledik. Uzmanlar desteğinde Eksikleri tamamlayarak, kusurlarımızı düzelterek senin ve tüm güvercin sevenlerin çok önemli destekleri ile yolumuza devam etmek istiyoruz…

Sevgi ve Saygılarımla

Hayri ÜN ‘Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Turgay Güröz » 03 Ağu 2009 21:50

merhaba!
hayri kardeşim ALLAH yolunuzu açık etsin!inşallah ,yüzyıllardan beri güvercin kültürümüzde yapılmamış detaylı bilgileri sizler ve daha nice arkadaşlarla beraber ele alarak netlik sağlanır ve gelecek nesillere değerli bilgiler bırakabiliriz!
bu gibi aktivilerin çoğalması ve herkezin kendi bakış açısını yazarak,fikir üretme ve beyin cimnastiği de yaparak güvercin kültürümüze hepimizin faydası olacağının inancındayım!doğrusuyla yanlışıyla!her kezin okuma ve fikir üretme zenginliği var,yazılanların hangisi kendisine daha yakın geliyor ise ona inansın?sonuçta doğrular,ve çoğunluk lu olan taraf geçerli olacaktır?eğer benimde bu gelişmelerde kum tanesi kadar yardımım veya yapılması gereken görev var ise seve seve yaparım!yeterki huzurumuz kaçmasın,hoşgörü,sevgi ve karşılıklı saygı eksik olmasın!
antalyadan selamlar
turgay
Güvercinlerimize saygımızı eksik etmeyelim!
Resim www.turgay.dolapci.com
Kullanıcı avatarı
Turgay Güröz
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 756
Kayıt: 23 Oca 2005 1:52
Konum: ANTALYA
Irklar: dolapçı,azman,kelebek
Doğum Tarihi: 28 Eyl 1956

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Hayri ÜN » 03 Ağu 2009 23:40

Merhaba Turgay abi,

Önemli olan senin de dediğin gibi bu türlü çalışmaların yapılmış olması. Tabiî ki bizim yapabildiğimiz gönül verdiğimiz bir kaç ırk ile sınırlı. Yoksa diğer ırklarımız için de bu türlü çalışmalar elbetteki yapılmalı. Zaten Koral bey de yazdı. Onlar da ekip olarak makaracılar ile ilgili benzer çalışmaları yapıyorlar. Tabiî ki bu çalışmaların tamamı anonimdir. Yani sahibi tam olarak belli değildir. Yapılabilecek olan sadece var olana dikkatleri çekmek ve bu konulardaki bilgileri derlemektir. Yoksa bizim ya da bir başka birinin yeniden Dolapçıyı veya döneği ya da kelebeği yeniden oluşturma gibi bir yeteneği ve vakti olamaz. Böyle bir şeye gerek de yok. Cem Yılmaz'ın dediği gibi burada yapılmışı var. Amaç var olan farklılıkları ortaya koyabilmek ve mümkün olursa da bunları standardize edebilmektir. Ayrıca şu da iyi anlaşılmalı ki bu farklılıkları ortaya koyanlar o kuşun geliştiricisi değildirler. Ancak bu hareketleri ile ancak ecdadımız karşı vefa ve gelecek nesillere olan emanetçilik görevlerini yerine getirmiş olurlar. Bu anlamda yapılanlar senin de dediğin gibi az şeyler değildir. Tabiî ki hatalar olabilir ancak zaman içerisinde elbette ki düzeltilir.

İstersen bu güne kadar yapılanların olmadığını düşünelim. Bu olayları tetikleyen İskender abiye bir İngiliz'in söylediği söz çok manidardır. Daha önce de anlatmıştım. İskender abi ilk internet sitesini yaptığında internet sitesini fark eden bir İngiliz ile yazışmaya başlar ve önceleri sizin bir kuşunuz olamaz der. İskender abi de kuşu özellikleri ile ortaya koyunca sonunda kabul eder ama:

— Tamam bu kuşlar siz de olabilir ama siz bunları kesin heder eder, mahveder ve kaybedersiniz.

Bu güne kadar yaklaşık 10 yıldır yapılan çalışmaları bu sözler tetiklemiştir. Biz elimizdeki ırkları mevcut formları ile sahip çıkacağız, sahip çıkılması için elimizden geleni yapacağız. Daha başka ırklar zaten adamların ellerinde zaten var bugüne kadar geliştirmişler. aynen avrupa hünkarilerde olduğu gibi...

Ancak onların ellerinde yerli ırklarımız bizdeki formları ve oyun performansları ile şu anda yok. Onları da ancak bu heyecanlandırır. Ancak biz bunların hepsi aynı deyip çorba yaparsak geri dönüşü olmayan dipsiz bir kuyuya düşmüş oluruz.

Ünlü bir düşünürümüzün dediği gibi de

“Kendi rızasıyla düşene merhamet edilmez”

Sevgi ve Saygılarımla

Hayri ÜN ‘ Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Hayri ÜN » 05 Ağu 2009 14:03

DENİZLİ’DE GÜVERCİN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN TARİHİ ve DENİZLİ DOLAPÇILARINDA GÖRÜLMEYEN 9 KUSURLU HAREKETİN KÖKENİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (8)

“DENİZLİ’DE KENDİLERİ, İZMİR’DE İSE GİRDİKLERİ KÜMESLERDEKİ KUŞLAR İMHA EDİLMİŞTİR.”

Herkese Selamlar,

- Yeni geliştirilen ırklar Anadolu’da rağbet görmüş müdür? Nerelere çoğunlukla girmiş ve hala beslenmekte midir?


Güvercin yetiştiriciliğinde aidiyet duygusu oldukça fazladır. Genelde bir yöre de yetiştirilen kuşlar o yöredeki yine o yöredeki tüm yetiştiriciler tarafından benimsenir ve sevilir. Mesela birbirine benzer olan değişik yörelerimizdeki kuşlarımız vardır. Bunlar diğer yörelerde beğenilmezler. Hatta kümeslere sokulmak bile istenmezler. Bir yörede çok değerli olan kuş diğer ilde bakıcı olarak beslenir. Örneğin Diyarbakır’da bizim Denizli’de beslediğimiz “Azman’a” benzeyen bir ırk vardır. Diyarbakırlılar ona “dimdik ufak” derler. Aşağıda her iki kuşa ait fotoğraflar görülmektedir.

Resim
Not: Sağda bulunan Dimdik ufak fotoğrafını Diyarbakır ziyaretimde ben çektim. Bu kuşların da vasıflılarının çok az olduğunu belirttiler ve resimdeki güvercin de çok vasıflı değil imiş. Daha vasıflı bir güvercin fotoğrafı bulamadığım için kusura bakmayın. Yoksa anlatılanlara göre gaga ve kafa yapısı biraz daha farklı olması gerekiyormuş…

Yukarıdaki iki kuş gaga yapıları, vücut yapıları ve renk varyeteleri açısından birbirine benzemektedirler. İkisinin de kara kuyruk olanları, kara ciba, gök ciba vb. renk de olanları vardır. En büyük fark Diyarbakır kuşunun göğsünde kürkü olmasıdır. Hatta bu İzmir mısırisinde olan gül dahi değildir.

Diyarbakır kuşu açısından göğüste kürk olmaması bir kusurdur. Kabul edilemez…
Denizli Azman’ı açısından göğüste ters bir tüyün bile olması kusurdur. Kabul edilemez…

Burada tekrar bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bizim 9 kusurlu hareket dediğimiz ve ısrarla üzerinde durduğumuz yukarıda anlatıldığı gibi bir kusurdur. Yoksa 9 kusurlu hareketin her biri ya da bazıları başka ırkların asıl özellikleri olabilir. Bu hareketlerin Dolapçıda bulunması kusurdur. Aynı Diyarbakır kuşu açısından göğüste kürk olmamasının bir kusur olması gibi…

Yukarıda da belirtildiği gibi bu iki kuş özellikleri itibariyle tamamen birbirlerinden ayrılmış durumdadır. Bu ayrım bir anlamda bizim takım tutmamıza da benzemektedir. Neden takım tutarsınız? Başlangıç için bir sebep vardır ama devamı için nedenler yoktur?

Aslında bu durum çok değişik güvercin ırklarının oluşması ve gelişmesine de neden olmuştur. Her yöre insanı bir tip güvercin ırkını sahiplenmiş, beslemiş, yetiştirmiştir. Böyle olunca da o ırkı çok iyi tanıyan yetiştiriciler kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Sonuçta bir ırkın geliştirilebilmesi için mutlaka o ırka sahip çıkan ve özelliklerini çok iyi bilen yetiştiricilerin bulunması gerekmektedir. Yoksa bir güvercin ırkı bir yöreye girse bile kaybolup gidecektir.

Bu konuda bir örnek daha vermek istiyorum. Afyon Sandıklı’da Ekrem Çavuş ağabeymiz bulunmaktadır. Kendisi Isparta Kuleönü köyünden ve Denizli’den gelen dolapçılar beslemektedir. Ayrıca kendisinde Bulgaristan’dan getirttiği Tipler ırkı güvercinler vardı. (şu anda var mı bilemiyorum) ayrıca kendisinde Belçika’dan getirttiği Posta güvercinleri vardı. Hatta postaları Barselona yarışlarında derece almış kuşlardan gelmekte imiş. Belli bir zaman zevkle besledi. En son İstanbul’dan attırdığı kuşları bile oldu. İzmir’e hediye ettiği kuşlardan yarışlarda derece alanları da oldu. Ancak sonunda kuşların hepsini elden çıkarmak durumunda kaldı. Çünkü Sandıklı’da ondan başka posta besleyen yok. Bu yüzden hiçbir kimse ile yarıştıramadığı için onlardan zevk almadı ve hepsini İzmir’den gelen arkadaş verdi.

Sonuç olarak bir yerde bir ırkın bulunabilmesi ve uzun süreli yetiştirilebilmesi için

1. O bölgede o ırkı severek yetiştiren, özelliklerini çok iyi bilen yetiştiriciler olmalıdır.
2. O bölgede o ırkı yetiştiren birden fazla yetiştirici olmalıdır. Bu yetiştiriciler de bu ırka sahip çıkmalıdırlar.

Yoksa en kaliteli ırk bile gelse kısa zaman sonra o bölgede kaybolur gider. Bu konuda kısa bir süre önce Denizli’de yaşanan bir örnek istiyorum. Denizli’de ihalenin yapıldığı bir mekan bulunmakta. Buraya Nazilli’den arkadaşlar davet ediliyor. Onlarda Nazilli ve Aydın yöresinde bulunabilen Avrupa Hünkarilerden getiriyorlar. Bilindiği gibi bu kuşların çifti 1000 TL’ye kadar alıcı bulabiliyor. Denizli’deki ihalede fiyat en fazla 100 TL’ye kadar çıkıyor. Ve getiren kişi kuşları indirin ve satmayacağım diyor. Bu olay da kuşların sevildiği yerlerde değerli olduğunu gösteriyor.

Şimdi gelelim konumuza;

Balkanlarda Geliştirilen ve mübadele döneminde Ülkemize giren kuşlara nasıl bakılıyor ve sahip çıkılıyor mu? Dilerseniz Denizli’den başlayalım.

Bir önceki yazımızda da anlatıldığı gibi bu kuşlar mübadele döneminde Denizli’ye girmiyor. Ayrıca gelen mübadillerin içinde bu kuşları iyi tanıyan ve yetiştiriciler bulunmamaktadır. Dolayısıyla da bu kuşların Denizli’ye gelişleri 1955’li yıllara kadar gecikiyor. O dönemde Denizli’ye Bankacı Talat Bey ve Eşref Bey tarafından bazı kuşlar getirilir. Her ikisi de Denizli’li değildir. Bu kuşlar yerli Dolapçı kuşlarına şekil olarak çok benzemektedirler. Ancak kendileri veya yavruları uçurulduklarında 9 kusurlu hareketten bazıları görülür. Bu kuşlar veya yavruları dolaptan çıkamazlar ve çatıya çarparlar. Havada sehirme hareketi yaparlar. Takla atanları görülür. Karın üzerinden dönem hareketi yapanları sarak saranları görülür. Ayrıca yakınlardaki kuşçulara yakalanırlar. Bunlar Denizli kuşçuluğu adına o güne kadar hiç görülmemiş hareketlerdir. Hatta bu hareketlerin salmonella geçirmiş kuşların tam iyileşmemesinden dolayı havada denge kaybettikleri düşünülür. Bu yüzden bu türlü kuşlar o dönemde hastalık tehlikesine karşı tamamen ortadan kaldırılır. O dönemden sonra da Denizli’de bu türlü hareketleri yapan kuşlara hep tereddütle yaklaşılmıştır.

Ayrıca çalışmalarımız sırasında epey eski ustalarımızla görüştük. Hep benzer cevapları aldık. Bazıları da bu kuşların Denizli’ye girmediğini iddia etti. Bunlardan biri de eski ustalarımızdan Mustafa Ali Tok abimizdir. Ona ısrarla Balkanlardan gelen kuşları tarif etmeye çalıştık. Dönek gibi dönerlerdi… Karın üzeri dönenleri olurdu…. Kanatları açık dönenleri olurdu…dedik. Sonunda tamam şimdi anladım dedi.

- Ben gençliğimde İzmir’e kuş seyretmeye çok gittim. O kuşlardan Tire’de gittiğim bazı yerlerde gördüm. Aynen sizin anlattığınız hareketleri yaparlardı. Dedi.

Biz de:

- Onlardan hiç getirmediniz mi? Diye sorduk..

Önce suratımıza garip garip baktı. Biraz da kızarak

- Getirmemiz mi gerekiyordu? Elbetteki getirmedik. Onlar dolapçı değilki bize uymaz dedi. Ve ilave etti

- Onlar “Yemine Yörük” olur. Denizli’de besleyen olmaz dedi.

Yukarıdaki sebeplerden dolayı Denizli’ye gelen Dolapçı desenli (arap, çil, kırmızı, kırmızı akuyruk vb. kuşlar rağbet görmemişlerdir. Hala da bu kuşlara bilinçli yetiştiriciler tarafından aynı gözle bakılmaktadır.

Kanımca bir detaydan daha bahsetmekte de fayda var. Konumuz aslında Akbaş akkuyruk tarzı galaça dönekler değil ancak burada bir ayrımı daha belirtmekte fayda var. Denizli’ye Akbaş akkuyruk tarzı dönekler 1952 yılında Nazilli’li Servet BAŞARAN ağabeymiz tarafından getiriliyor. Çok detaya girmeyeceğim ancak bu kuşlar gerek kostümleri gerekse vücut yapıları bakımından dolapçılardan çok farklı kuşlardır. Örneğin Denizli’de bulunan akbaş akkuyruk tarzı dolapçılardan kostümlerinin lekesizliği (kesme olması) ve iskelet yapıları gibi özellikleri ile oldukça değişik kuşlardır. Bu yüzden de ayrı bir ırk olarak değerlendirilmişlerdir. Bununla birlikte Servet BAŞARAN gibi usta tarafından getirilmiş olması, tanıtılması ve Denizli’deki diğer ustalar tarafından da beğenilmiş olması bu kuşların Denizli’de kalıcı olmasını sağlamış ve Türkiye’de nam yapmış ustaların çıkmasına neden olmuştur. Örneğin Rahmetli Cafer usta ve Yılancı Ahmet usta, Yıldıray usta gibi…

Bu kuşların Denizli’de kabul görmesinin diğer bir sebebi de: Bu kuşlarda ve yavrularında 9 kusurlu hareketin çok daha nadir görülmesidir. Yine anlatılanlara göre bu kuşların akılları da Denizli’li ustaların kabul edebileceği düzeyde olmuştur. Hatta içlerinde Dolapçılar ile yarıştırılabilecek düzeyde kuşların olduğu söylenir. Ayrıca Kuyruk üstüne olan tereddütlü bakış Akbaş akkuyruk tarzı döneklerde de devam etmektedir. Denizli’li ustalar kuyruküstülü kuşlardan dönek çıkmayacağına, çıksa bile kuşun 2-3 yıl sonra bile olsa dağıtacağına inanırlar. Bu kanının oluşmasında Dolapçıdaki hassasiyetin de katkısı olsa gerek. Çünkü Değişik yörelerimizde kuyruküstülü çok güzel akbaş akkuyruk tarzı döneklerin olduğunu duymaktayız. Takdir tabiî ki akbaş akkuyruk tarzı dönek besleyicilerinindir.

İzmir ve yöresinde ise durum bundan çok farklıdır. Mübadele döneminde bu kuşları çok iyi bilen yetiştiriciler ve ustalar kuşları ile birlikte gelmişlerdir. Hatta bu gelişte Ayvalık örneğinde olduğu gibi tam mübadele olmuş neredeyse bir köy olduğu gibi Ayvalığa yerleşmiştir. Bu yüzden İzmir ve yöresine gelen tüm yetiştiriciler çok iyi bildikleri kuşlarını beraberce beslemeye devam etmişlerdir. Özellikle gelen yetiştiricilerin bu kuşların tüm özelliklerini biliyor olmaları da bu kuşların o bölgede kabul edilmelerini hızlandırmıştır. Ancak Denizli’nin böyle bir şansı yoktur. Gelen kuşlar münferit kişiler tarafından tek tük getirilmiş ve tüm özellikleri anlatılamamıştır.

İzmir ve çevresindeki durumu hakkında bilgilere daha sonra devam edeceğiz….

Devam edecek….

Sağlıcakla kalın,

Sevgi ve Saygılarımla

Hayri ÜN ‘Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Düz Dönek - Selanik)

Mesajgönderen Hayri ÜN » 07 Ağu 2009 13:05

DENİZLİ’DE GÜVERCİN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN TARİHİ ve DENİZLİ DOLAPÇILARINDA GÖRÜLMEYEN 9 KUSURLU HAREKETİN KÖKENİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (9)

“DENİZLİ’DE KENDİLERİ, İZMİR’DE İSE GİRDİKLERİ KÜMESLERDEKİ KUŞLAR İMHA EDİLMİŞTİR (2).”

Herkese Selamlar,

- Yeni geliştirilen ırklar Anadolu’da rağbet görmüş müdür? Nerelere çoğunlukla girmiş ve hala beslenmekte midir?

İzmir ve yöresinde ise durum bundan çok farklıdır. Mübadele döneminde bu kuşları çok iyi bilen yetiştiriciler ve ustalar kuşları ile birlikte gelmişlerdir. Hatta bu gelişte Ayvalık örneğinde olduğu gibi tam mübadele olmuş neredeyse bir köy olduğu gibi Ayvalığa yerleşmiştir. Bu yüzden İzmir ve yöresine gelen tüm yetiştiriciler çok iyi bildikleri kuşlarını beraberce beslemeye devam etmişlerdir. Özellikle gelen yetiştiricilerin bu kuşların tüm özelliklerini biliyor olmaları da bu kuşların o bölgede kabul edilmelerini hızlandırmıştır. Ancak Denizli’nin böyle bir şansı yoktur. Gelen kuşlar münferit kişiler tarafından tek tük getirilmiş ve tüm özellikleri anlatılamamıştır.

İzmir’deki durum hakkında da aşağıdaki bilgiler açıklayıcı olacağı kanaatindeyim.

Burada Aşağıdaki yazıyı okumadan bir bilgi vermek istiyorum. İzmir ve yöresinde tüm dönüş yapan kuşlara “dönek” denilmektedir. Bu konuda en fazla sıkıntı da Polat abi çekmektedir. Özellikle Akbaş akkuyruk desenli dönek besleyenler onun kuşlarını gördüklerinde hemen dönek demektedirler. Polat abi sayesinde İzmir daha yeni yeni Dolapçı ile Akbaş akkuyruk desenli dönekler arasındaki farklılıkları ayırt edebilmektedir. Tabi bunda Balkanlardan gelen Düz renkli güvercinlerin (arap, çil vb.) de katkısı vardır. Ancak burada eskilerden kalan “Ladika” kelimesi de turnusol kağıdı vazifesini yapmaktadır. Bunun da daha sonra üzerinde duracağız.

Daha önce Atilla Bilici yazmıştı…

Bergamalı yazdı: 22 Mar 2009 23:40

Dönücü ırkların geldiğini araştırırken Yunanistan’da şehre çok uzak bir köydeki kuşçu Türklerin muhabbeti de şöyledir.

Bizde dönekler vardı. Yakın zamana kadar mavi yakalı kara yakalı topluca uçururduk havada oyunlarını seyrederdik. Yavruları dahi kimseye bakmazdı. Çok akıllı kuşlardı. Sonra bu şimdiki dönekler çıkınca birden yok oldular kimsede kalmadı.

Yılmaz ustanın babası da dönekçidir. (1935’lerde dönekçilik yapmış ustamızın babasını da örnek olarak verdim)Yılmaz usta o günleri söyle anlatıyor:

- 7 yaşından beri babamın sayesinde döneklerin arasında büyüdüm… O zamanki kuslar mavi yakalı, gök, arap, kırmızı yakalı desendeydi. Askerden geldikten sonra bu akbaşların dönüsünü görünce arada çok büyük dönüş farkı olduğunu gördüm o kuşları topluca verdim. Babasının en iyi namlı dönen kuşunun da bir gök olduğunu anlatır.


Arkadaşlar bu akbaşlarda da her biri anlatıldığı gibi dönen kuşlar değiller buraya dikkat edin. Sizin yakalı dediklerinize biz dönekçiler palkanat diyoruz bu kuşlar da sivri burun üstüne dönen kuşlar. Göğsüne dönen sıkışmış kanları açmanın tek yolu da bu kuşlar. Bir diğeri de kanatlarını çekmeden fırtık yaparak gelen döneklerde çok çıkıyor bu döneklerde.

Üstteki olayları ve eski dönekçilerin anlattıklarını da hatırlayalım. Araba tekeri kadar dönüyordu kuşlar. Çarşaf acardık yere vurup ta ölmesin diye. Tüfek dipçiği kadar nah bu kadardı kuşlar. Demek ki her yetiştirildi bölgelerdeki ekleme çıkarma formülleri ile bu kuşlar değişmiş kuşlarla oynanılmış.


Yukarıdaki ifadelere göre Balkanlar’dan gelen kuşlar gelmeden önce İzmir’de dönücü özellikleri olan ırklar mevcut imiş. Hatta Yunanistan’da bile En son bilinen dönekler o bölgeye gelince eski çok akıllı kuşların kaybolduğu ve kimse de kalmadığı söyleniyor. Burada daha çok akıl üzerine vurgu yapıldığını görebilmekteyiz. Balkanlar’dan Ülkemize hatta Yunanistan’a başka bölgelerden gelen kuşların dönüşlerinin daha iyi olduğu kabul edilmekle birlikte ayar olmalarındaki problemler yerli yetiştiriciler tarafından hemen fark edilmiştir.

Balkanlardan ıslah edilen ve geliştirilen ırklardan önce İzmir’de ne tür kuşların olduğunu açıklayan bazı ifadeleri de Polat abi daha önce yazmıştı.

Polat BULANIK yazdı:
Ladikaların inanılmaz zeki oluşları, oyun olarak çok atik, havada uzun kalabilmeleri, defalarca arka arkaya uçurulabilmeleri, kesinlikle oturma olayı olmaması, hastalıklara daha dirençli ve daha iyi yavru bakıcısı olmaları oyun ve dönüş meraklıları için cezbedici olsa gerek.

Ladikaların en sık görüldüğü bölgeler tavlabaş diye tabir edilen döneklerin olduğu bölgelerdir diye biliyorum. Bazı döneklerin kuyrukta siyah elifler oluşu veya çok az beyaz oluşu bilinçli veya bilinçsiz eşlemelerle döneklere eşlendiğini gösteriyor. Bazı döneklerden ladika yavru bazı ladikalardan da döneğe yakın yavru vermeleri tamamen yetiştirici hassasiyet eksikliğinin eseridir diye düşünüyorum. Ladika ırkının özel veya gönüllü bir yetiştirici gurubun olmaması daha öncede belirttiğim gibi ya melezlenme yoluyla ya da bakıcı olarak kulanılıp ölümü ile bulunduğu kümeste de yok olan ve üretimi de çok çok az olan bir ırktır.

Niyazi Abinin dönekten daha çok dolapçıya yakın ifadesine de özelikle katılıyorum. Boşa dönüş dahil tüm özeliklere sahip. Dönekten farkları sivri dönüşleri dolapçılardan farkları renkleridir:)
(dönek tarzında dönen Ladika varsa da bu tip dönen ladikalar ustaların bile verecekleri örnek sayısı çok fazla olacağını sanmıyorum)

Ladikaların genel görülen renkleri yine bazı arkadaşlarında belirtmiş olduğu gibi mavi ve siyahtır. mavilerin geneli de bazı yörelerde sinekli veya çakmaklı dedikleri gibidir. Mavilikleri de yabani güvercinleri andırır. Yine genel itibari ile de kuyrukları vucut renginde veya elifli (bıçaklıdır) nadiren de tamamen bayazdır. Yine bazı arkadaşlarımızın belirttiği gibi dönüş stilleri genel olarak ortada delik kalacak şekilde veya sivridir. Çok nadiren de göğüs dönüşü görülür.

Mesela benim dolapçılarla Ladikalar arasında kostüm olarak ayırım da kesin olmamakla beraber şu özelikleri gözlemlediğimi söyleyebilirim ;

Dolapçının kanattan veya kuyruktan bıçaklıları olsun, vücudunun rengi ayaklarına kadar aynıdır. Ladika da ise "Don" tabir ettiğimiz beyaz bir ince bant olur.

Yine dolapçılarda kanatta veya kuyrukta bıçağı olanların kafasında beyazlıklar varsa dolapçılarda çil olarak, Ladikalarda bademe yakın biraz daha büyük veya parçalı beyazlıklar olur. Yine dolapçıda özelikle kanattaki bıçaklar(elifler) karışık sıralanır, Ladikalarda ise baş çelenkten itibaren 5 veya 7 beyazla sıralanır. v.s ama bunların belirtiğim gibi bu böyledir bu olmazsa olmaz kanundur demiyorum. Ve böyle de bir iddiam yok ve yine daha orjinal bilgileri ladika yetiştiricisi arkadaşlardan almayı uygun görüyorum.

Ortak özelikleri ise zekaları, oyun sürekliliği ve kalitesi, yavru bakıcılıkları, hastalıklara olan dirençleri olarak sıralayabiliriz. Ladikalarında aynen dolapçılar gibi 15-20 km den evlerine geri dönmeleri hiçbir zaman yetiştiricilerini



İzmir’li yetiştiriciler ile görüşüldüğünde İzmir’de bir çok zeki oldukları bilinen kuşlardan bahsedilmekte, bunların da Polat ağabeynin de anlattığı gibi renk desenlerinin ladika olduğu anlatılmaktadır.

Bunlardan sonra Ladika konusunda bir şeyler yazmak istiyorum. Ben Ladika güvercinlerinin İzmir ve yöresinde yüzyıllardır var olduğuna inanıyorum. Bence Ladikalar Yugoslavya’dan, Yunanistan’dan, Makedonya, Ayvalık ve Bulgaristan’dan gelen kuşlara bağlanamaz. Daha önce de verdiğimiz Van kalesi örneğini de hatırlayarak şunları söyleyebiliriz. İzmir’de halen güvercinler için Makedon, Yunan, Bulgar, Ayvalık terimleri kullanılıyor. Ancak İzmir’deki kuşların içinde renk, performans ve sadakat olarak bunlardan farklı bir kuş olan Ladika görüldüğünde buna Ladika denmiş ve deniyor. Balkanlardan gelen kuşların içinde Ladikaların çıkması konusuna gelince hepimizin bildiği ve kabul ettiği gibi bu kuşlar zaten zamanında Anadolu’dan gitmiş. Ancak asırlar süren seyahat sonucunda yine hepimizin bildiği ve kabul ettiği gibi Anadolu’nun diğer bölgelerinden gelen kuşlar ile eşlemeler olmuş ve değişik renkte ve oyun stilinde kuşlar geliştirilmiştir. Bu kuşlar geldiğinde ladikalar vardı daha önce de belirtildiği gibi bu kuşlarla eşlenmiş olabilirler. Ya da bu kuşlardan ladika benzeri kuşlar çıkınca yerli halk hiç tereddüt etmeden bu kuşlara daha önceden besledikleri kuşun ismi olan “Ladika” demişlerdir. Daha önce de belirttiğim gibi bu kuşlardan Ladikalar çıkmalıdır zaten. Bu da Ladikaların bu kuşların atalarından birisi olduğunun kanıtıdır.

Sonuç olarak ister mübadele dönemi deyin ister günümüzdeki akbaşların gelişi deyin İzmir’de onlardan önce de güvercinlerin olması gerekiyor. Bu güvercinlere de Ladik Beyliğinden gelen anlamında Ladika denmesi gayet normaldir. Çünkü tarihi süreci incelediğimizde bölgede son olarak Büyük Selçuklu İmparatorluğu 1040-1151 yılları arasında ve Anadolu Selçuklu Devleti 1077-1308 yılları arasında hüküm sürmüştür. Aşağıda Selçuklu Devletlerine ait haritalar incelendiğinde Denizli’nin en uç beylik olduğu görülmektedir.


Resim


Resim


Gerek Büyük Selçuklu İmparatorluğu gerekse Anadolu Selçuklu Devletleri döneminde Denizli o dönemki adı ile Lâdik batıya açılan en son noktada bulunmuştur. Yine o dönemde İpek yolunun da Denizli’den geçmesi nedeni ile Denizli çok gelişmiştir. Bu yüzden küçük Şam diye de anılmıştır. O dönemde yaklaşık 200 yıl Denizli Türklerin hakimiyetin de kalmıştır. Burada halk yerleşik hayata geçmiştir. Ayrıca uçbeyliği olması ve İpek yolunun da Denizli’den geçmesi dolayısıyla bölgede çok yoğun bir sınır ticareti de yaşanmış ve Denizli o dönemde zenginleşmiş ve büyümüştür.

Burada bir noktayı daha hatırlatmak istiyorum. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Bora vasiç, Darwin ve diğer araştırmacılar 1800’lü yıllarda güvercinler ve diğer evcil hayvanlar üzerinde ciddi ıslah ve geliştirmelerin yapıldığında hemfikirdirler. Bunların dışında bizim tespitimiz Selçuklular döneminde de ciddi bir ıslah ve geliştirme çalışmalarının güvercinler üzerinde yapıldığı yönündedir. Yukarıdaki haritaları incelediğimizde Selçukluların yani Türklerin hüküm sürdüğü her merkezde bugün ayrı bir ırk bulabilirsiniz. Örneğin Konya merkezde Selçuklu ırkı, Diyarbakır ve yöresindeki ırklar, Adana ve yöresindeki ırklar, Denizli ve yöresindeki ırklar vb. Sanki bazı ırklar orta asyadan itibaren Türkler ile birlikte geldi. Daha sonra yeni geldikleri bölgelerdeki güvercinlerde katılarak yeni ırklar oluşturuldu. Ya da varolan ırklar muhafaza edildi. Burada da çok doğru bir yöntem kullanıldı. Bir veya birkaç ırk değişik bölgelere gönderildi ve buralarda birbiri ile melezlenmeden yetiştirilmesi sağlandı. Bu kapsamda da Denizli’de yetiştirilen 4 adet endemik ırk Denizli’ye geldi. Daha önce de belirttiğim gibi böyle kapsamlı bir çalışmanın mutlaka yazılı belgeleri olmalıdır. Ancak ne yazıkki bugüne kadar böyle bir belgeye rastlanamamıştır. Bu konuyu Sanat Tarihçileri ve Türk tarihi uzmanları ile görüştüğümüz de doğru olabileceğini ancak kendilerinin ve diğer araştırmacıların bu konuda çalışmalarının olmadığını belirtmektedirler.

Sonuç olarak Türklerin bulunduğu her bölgede değişik ve o yöreye has Güvercin ırklarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Denizli’nin tamamen Türk eline geçmesinden ve Türklerin Denizli’de yerleşik hayata geçtiği dönemlerde Türklerin Batıya doğru ilerleyişi devam etmiş ve Manisa, Aydın ve İzmir yöreleri de fethedilmiştir. Elbetteki bu yörelerde Türk hakimiyetinin oluşması da Denizli’den sonra olmuştur. Bu yüzden de O bölgelerde Güvercinlerimizin varlığının daha geç olması yani 1400’lü yıllarda olması da gayet anlaşılır bir durumdur. Ayrıca o bölgelerimizde de kendilerine has güvercin ırkları bulunmaktadır. İskender abinin yeni hazırladığı şema bu güvercin ırklarını özetlemektedir.



Resim

İzmir’de de bu güvercin ırklarımızdan ve konumuz olan Dolapçıdan bulunması gayet normaldir. Kosova’nın fethinden sonra Kosova’ya giden kuşun İzmir’e gitmemesi düşünülemez. Ancak tabiî ki Türklerin yoğun olduğu yerlerde bulunması gerekiyor. Ancak daha önce de örneğini verdiğimiz Ayvalık gibi mübadeleden sonra Türkleşmiş bölgelerde yerli ırklarımızın tarihsel bir kökeninin bulunması biraz zor gözüküyor. Ancak bu bölgelerde Mübadele döneminde, Selanik, Makedonya, Bulgaristan, Üsküp vb. şehirlerden gelen mübadillerin ve oraları ile irtibatı devam eden kişilerin getirdiği güvercinlerin bulunması gayet doğaldır. Örneğin Ayvalık’tan Osman komili beyefendinin bu konuda ciddi emeklerinin bulunduğu ve maddi durumunun da iyi olmasından dolayı balkanlardan getirdiği kaliteli kuşları yetiştirdiği bilinmektedir.

Yine İzmir’de bildiğimize göre Sarnıç’da ve Bergama’da bu kuşlardan düz arap renkli olanlarından bulunduğunu bilmekteyiz. Ayrıca Osman Komili’nin son kuşlarından Manisa’da bir yetiştirici de bir tane kaldığını ancak uçurmadığı bilgisini aldık. İzmir Sarnıçtaki kuşlar kahvehanecilik yapan bir Yunan mübadili tarafından getirilmiş. Kendisi ölmüş ancak oğlu kuşları besliyor imiş. Bergama’da ise salmada Balkanlar’dan gelen bu kuşlardan besleyen yaşlı bir amcanın varolduğunu duyduk Hatta onun kuşlarından Ispartalı bazı kişilerin bu kuşlardan satın aldığını da duyduk. Satın alan arkadaşlar bu kuşların performanslarını ve yavrularının özelliklerini zannederim ileriki yıllarda açıklarlar.

Sonuç olarak Balkanlardan gelen kuşların İzmir ve yöresinde kabul gördüğünü hatta bu kuşlar geldiğinde yerli kuşlarını ellerinden çıkardıklarını ancak Ladika ismiyle andıkları kuşlarını hala kümeslerinde beslemeye devam ettiklerini söyleyebiliriz. Ladikaları ellerinde tutma sebebini Balkanlardan gelen kuşlarda kan boğulması durumlarında görülebilecek 9 kusurlu hareketi ortadan kaldırmak olarak özetleyebiliriz. Güvercin beslemeyi bırakan bir dönek yetiştiricisinin aşağıda resmi görülen elindeki tek Ladikayı Polat abiye emanet olarak bırakmış ve kuşçuluğa tekrar başlarsam senden bunu alırım demiştir.


Resim


Devam edecek….

Sağlıcakla kalın,

Sevgi ve Saygılarımla

Hayri ÜN ‘Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: OYNAĞI ANLAMAK - 3 (Selanik - Düz Dönek)

Mesajgönderen Hayri ÜN » 12 Ağu 2009 11:59

Resim
........“İnsanların Yapacağı Tek Bir Şey Var…
............IRKLARI BOZMAYACAKLAR…
.................Bu Kadar Basit”
.......................................Necdet YILMAZERLER 'İZMİR


Herkese Selamlar,

Yazı dizisi halini alan “Denizli’de Güvercin Yetiştiriciliğinin Tarihi Ve Denizli Kuşlarında Görülmeyen 9 Kusurlu Hareketin Kökeni Üzerine Bir Çalışma” yazılarına biraz ara vererek geçen Pazar günü İzmir ziyaretimde ettiğimiz sohbeti sizlere aktarmak istiyorum. Aslında yazdığım yazılara katkı sağlayacak sohbetimiz oldu.

Geçen Pazar günü (09 Ağustos 2009) İzmir’de idim. Her zaman olduğu gibi Polat abiye olağan ziyaretimi yaptım. Kuşlarından bazılarını uçurduk. Gözlerimizin pasını aldıktan sonra da uzun zamandan ziyaret etmek istediğimiz İzmir’de kıraathane işleten Necdet YILMAZERLER’e ulaşmaya çalıştık. Uzun zamandan beri Necdet ustada İzmir’in en eski kuşlarından bulunduğunu duymuştuk. Bununla birlikte herkesi davet etmediğini özellikle hırsızlık yüzünden kimseye kuşlarını göstermediğini biliyorduk. Araya Gaziemir’den dönek yetiştirici Şerafettin Başar Beyi koyarak beraber giderek Necdet ustaya misafir olduk. Bu arada Şerafettin beye de nazik ilgileri için ve misafirleri olmasına rağmen bizimle geldiği ve yardımcı olduğu için teşekkür ederiz.

Sağolsun Gaziemir’den Necdet usta bizim teklifimizi reddetmedi ve kendine ait kıraathane de sohbetimize başladık. Daha sonra da usta yıllardır kimseyi götürmediği kümeslerine davet etti. İzmir’in en eski kuşlarından dediği güvercinlerini görme şansımız oldu.

Necdet usta 1952 doğumlu ve çocukluğundan beri bu kuşların içerisinde olmuş. Kuşları babası yine Gaziemir’den Ahmet YILMAZERLER ustadan devralmış. Bir dönem kendisi çalışırken annesi bakmış ve bu kuşların neslini hiçbir zaman kaybetmemiş. Dile kolay yaklaşık 50 seneden beri aynı ırkları beslemek ve bu nesli muhafaza etmek. Zaten Necdet usantın kuşlara bakışı, kuşları tutuşu, yavruları eline alışı kuşlarına olan sevgisini gösteriyor.

Dilerseniz sohbetimizin devamını Necdet usta sözleri ile devam edelim.

Necdet Usta: Bu kuşları İzmir’e ilk defa Karşıyakalı Bankacı Rıza bey getiriyor. Bu ağabeymizin maddi durumu iyi olduğu için bu kuşları Selanik’ten getiriyor. Zaten Döneklerin asıl adı “Selanik”diye geçer. Hatta döneğe dönek demezler Selanik derler. Karşıyakalı Bankacı Rıza bey bu kuşları üretiyor ve çoğaltıyor. Daha sonra rahmetli babam bu kuşları getiriyor. Bir süre besliyor. Daha sonra rahmetli Şoför Kazım ustaya geçiyor. Bu kuşları Rıza Bey’den sonra Yanelerden Çingene Mehmet Ali bey ve Beştepeler’den Rahmetli Yavuz bu kuşları muhafaza ediyor. İçlerinden Şoför Kazım bu kuşların damarını hiçbir zaman bozmuyor. O günden itibaren de babam içlerine başka kuş katmadan devam etmiş. Şu anda kuşlar bende… Ben de bu kuşların içine başka kuşlar katmadan beslemeye devam ediyorum. Zaten bu kuşların içerisine başka kuş girse kesinlikle belli eder. Kırılan kuşlar belki çok döner ama döneklik yapamaz. Ayrıca kuşlarda takla atma, oturma, kayıkta uzun süre gezme, dönüşten çıkamama vb. hatalar mutlaka görülür. Ancak daha güzel ırklar çıkarma adına hep denendi. Bizden kuşlar alındı ve bu kuşlar başka kuşlar ile eşlendi ancak netice alamadılar. Ben bu güne kadar hep söyledim. Bu kuşlara başka kuşlar katılırsa kendileri yapmasa yavruları mutlaka arıza yapar.


Ben: Rıza Bey bu kuşları ne zaman getiriyor?

Necdet Usta: Benim bildiğim 1950-55, ben o zaman çocuktum. Hatta daha bile erken getirmiş olmalı… Babam 1955’lerde alıyor. Rıza Bey’in getirdiği de çok eski… Yani 1930’lar gibi…
İzmir’de Rıza beyi herkes tanır. Soför Kazım Rıza Bey’den kuş aldığı zaman sadece Karşıyaka’ya sadece tren çalışıyormuş. O dönemde Kazım bey kaplamalı erkeği alıyor.

Polat abi: Kuşların Renkleri nelerdir?

Necdet Usta: Benim kuşlarımda pal galaça, kaplamalı, beyaz, kara galaça (kara akbaş akkuyruk), çakal ( kırmızı akbaş akkuyruk), düz arap, düz kırmızı, arap akkuyruk, kırmızı akkuyruk, Karakanat akkuyruk, kanatları sazlı, kuyrukları elifli, beyaz sadece kafasında kırmızılıkları olan kuşlar bulunabilir. Arapların yavruları beyaz yada kara arka, kırmızı arka, galaça olabilir. İki palı eşliyorsun süt beyaz veriyor. Akbaşların yavrusu beyaz Akbaşların yavruları da beyaz ayda arap, ya da akkol tarzı desenlerde olabilir. Ancak benim kuşların içersinde mavi çıkmaz. Ben otuz senedir bu kuşları besliyorum hiç mavi çıkmadı. Mavi çıkarsa başka kan girdiğinin işaretidir. Ve o kuş takla atar. Dönüş yapamaz, dönüşte çıkışta arıza yapar, yavruları arıza yapar. O kuşlar çok döner, uzun döner, tutmaz, döneklik görevini yerine getirmez. Dönekliğin kuralları vardır. Bu kurallara uymaz.

Polat abi: Ben de de topal bir erkek var. Çakal, çakal akkuyruk, elifli,sazlı yavrular veriyor. Dönüşü de seri ve kapalı…

Necdet Usta: Bizim kuşlardan olabilir.

Polat abi: Topal erkeği, Denizli’den gelen Dolapçılar ile eşledim. Ancak kan tutmadı… topal erkek gibi yavru alamadım.

Necdet Usta: Başka kuşlarla kan tutmaz. Arap atı ile İngiliz kan tutarsa onların da tutar. İngiliz’e yetişemez, Arap atı gibi de olamaz. Bocalar durur. Bu işi yapanlar biliçsiz yapıyor. Irkları bozuyorlar, kırıyorlar yani… Denizli’yi Denizli’ye vur. Ya da başka kuşu kendi ırkıyla…Uzun dönüş hoşuna gidiyorsa, uzun dönüşlü bul, onu besle….

Ben: Bizim anlatmaya çalıştığımız şey de bu… Dolapçı kuşu ayrı, Sizdeki dönekler farklı… Performansları farklı bu kuşları ve diğer kuşları birbirinden ayırın diyoruz.

Necdet Usta: İNSANLARIN YAPACAĞI TEK BİR ŞEY VAR… IRKLARI BOZMAYACAKLAR… BU KADAR BASİT… Geçenlerde bir arkadaş bir kuş getirdi. Mardin Taklacısı ile Diyarbakır taklacısını eş etmiş. Yavrusu ne Mardin’e benziyor, ne de Diyarbakır’a. Biz bunu savunuyoruz. Birileri de çıkıp diyor. “Bu kuştan anlamaz…” Benim hiç kimseye bir şey ispat etmeye ihtiyacım yok…

Necdet Usta: Benim kuşlarımda iki tane kol var. Biri karakanat, diğeri pal kanat. Karakanatlat daha erken döner. Palkanatlar daha geç döner. Palkanatlar 2 sene dönmez. Ama döndüğü zaman da dönek olur. Önce kuş ayar olacak. Ayar olduktan sonra bir tek problem şahin… Sonra hergün uçuracaksın. Yalnız günde bir defa aynı yerden pırıltı vereceksin. Bırak havyan hırsını alsın. Sonra yerine… yerine gidecek. Günü geldiğinde sen de şaşırırsın.. ne yaptı bu?, Ne geliyor üstüme başıma dersin…

Ben: Senden başka bu kuşları Selanik’ten geldikleri şekliyle besleyenler var mı?

Necdet Usta: Her kümeste bir iki tane bu kuşlardan bulunabilir. Ancak bir iki ellerinde olduğu için ve başka ırklarla çaprazladıkları için kuş çıkaramazlar.

Ben: Senin gibi Araplar, beyazlar, akbaşlar hep beraber besleyenler yok herhalde.

Necdet Usta: Yok. Sevmiyorlar ki. Dönek dediler mi illa Akbaş olacak. Denizli’den başka illerden gelme akbaşlar olacak.

Ben: Kuşlarında kaplan, kara çil desenli kuşlar var mı?

Necdet Usta: Yok. Kuş kanında ne varsa onu verir. Gördünüz Arapların yavruları beyaz, ya da karakanatların bir yavrusu arap diğeri beyaz ya da kara arka olabiliyor.

Necdet Usta: Bir kuşum vardı. Tam 13 yıl döneklik yaptı. Sonra bu kuşların psikolojileri vardır. Kimi yumurtaya kovarlarken döner, kimini yumurtanın üstünden alacaksın, en büyük dönüşü de yavruya kusarken dönerler. Hatta 2. yavruda mayayı bitirip, buğdayı kusarken dönüşü ile şaşırtır. Dönen kuşa yavru baktırılmaz. Dönek kuşu kursağında yem varken kaldırmayacaksın. Dönek kuşu 10 defa havaya kaldırmayacaksın. Bir defa döndü mü bir daha kaldırmayacaksın. Ben kapılar açıkken kuş uçururum. Yerine yerine, sopa hangisini gösterirse o çıkar, döner ve yuvasına tekrar döner bekler. Bunlar akıllı kuşlar eğitilebilir kuşlar. Bunlarla birebir irtibata geçeceksin.

Necdet Usta: Kuşu yavruyken uçuracaksın. Ciğerleri açılacak. Kuşların karınları tok olacak akşamdan akşama doyacak. 100 tane kuşa 2 tas yem atıyorlar. Kuş bunla doyar mı? Doymaz tabi. Neymiş kuşları terbiye edeceklermiş. Bu kuş döner mi? Dönmez tabi. Döndürdüğün kuşa yavru baktırmayacaksın. Yavruya yatsa dahi mayayı alıp bırakacaksın. Yavru kuşu mahveder. Kuş yavrusuna bakacağım derken kendisi zayıflar.

Polat abi: Bu kuşların zekaları, ayar olmaları hakkında ne diyeceksin?

Necdet Usta: Kuşlarımın hepsi ayardır. Hatta kümes değiştirildiğinde bile gittikleri kümeste günlerce yem yemezler. Daha yeni bir arkadaşa bir dişi verdim. Onun kümesinde bir tane bile yem yememiş. Gittim, geri aldım geldim. Yemini tekrar yedi ve yuvasına girdi.

Ben: Sattığınız ya da hediye ettiğiniz kuşlardan uzak mesafeden geri gelenler oldu mu?

Necdet Usta: Yok olmadı. O kadar uzun mesafeden gelmezler.

Polat abi: Bu kuşlarda pırıltı atmadan kendi kendine dönüş olur mu?

Necdet Usta: yok olmaz.

Ben: Bu kuşların kuyruk telek sayıları genelde nedir? Kuyruküstü sibop bulunur mu?

Necdet Usta: Benin kuşlarda 12-13-14 telekli kuşlar olur. Sibop da bulanabilir. Ben onları çok önemsemem. Benim için önemli olan kuşlarımın içine başka kuş girmemiş olması. Ve döneklik yapmasıdır.

Necdet Usta: sonra bu kuşlar öyle makine gibi yavru yapmaz.. İtinalı bakmak lazım.

Necdet Usta: Bu kuşların dönüş stili farklıdır. V şeklinde veya sıkarak gelmez. Pırıltıyı gördüğü anda birden devir bulur ve seri bir şekilde dönmeye başlar. Arap girmeyen kuş dönek değildir. Arap kanı girmedi mi döneklik yapamaz.

Polat abi: Gemliler de, tavlabaşlar da, kuyruk telliler de oradan çıkıyor.

Polat abi: Senin kuşlarının dönüşleri nasıldır? Bunların dönüşleri ile Denizli kuşlarının (döneklerin) dönüşleri nasıldır?

Necdet Usta: Benim kuşlarım farklıdır, ayrı bir ırktır. Denizli kuşlarının kuyruk üstleri kemerli olur, onların dönüşleri ile benim kuşların dönüşleri tamamen farklıdır.

Necdet Usta: Artık kuşlarımı uçurmuyorum. Küçücük yavruların dahi kanatlarını kesiyorum. Gümüldür’de öğretmen bir arkadaş var. Çatıda kuş besliyor. Denizli’den aldığı akbaşların çaprazlarını besliyor. Yavruları dönmüyor. Kendisi dönecek yavrusu dönecek. Bunlar ırkı bozuyorlar.

Şerafettin Bey: Bizim kuşlar, kerkenez gibi gelir. Pırıltıyı gösterdiğin anda dümdüz gelir, yatay bile gelir. Bir lastiğe koyduğun taşı saldın mı nasıl gelir? Bizim kuşlar da Sen kafanı çevirinceye kadar o kadar uzun mesafeyi gelir. Nasıl geldi dersin?

Ben: Bende Denizli’de beslediğimiz çiller, beyazlar ve yamalılar var. Bazıları benim kuşları izliyor ve bu kuşlar benim döneklerimden daha iyi döndü diyorlar. Ben de yapmayın bunlar dönek değil döneğin dönüşü bundan çok farklıdır desem de anlayamıyorlar. Tabi bu insanların dönekleri ne kadar bildikleri de tartışılır.

Şerafettin Bey: Gerçek dönek döndüğü zaman 3 boyutlu film gibi insana izlettirir. Bizim kuşlar dolu döner, sıkı döner. Gevşek dönmez.

Ben: Bazıları 100 metre dönen kuşları gösteriyorlar. İnternette videoları da var. Kuş pırıltıyı gördüğü zaman belki kümesten 50 metre ileride olduğu yerde dimdik aşağıya doğru iniyor.

Şerafettin Bey: Öyle batmayacak… Onlar başka kuşlarla kırılmış kuşlardır.

Necdet Usta: Kuş nizami dönüş yapmadan akar gider. Adam 20-30 diyor. 20-30 metre demek ne demek ya? Bir dönüşte 40 metre bu ne ya? ….. almış 100 metrelik erkek. 100 metrenin adı var ya… can bu… motor taksan motor dahi tekler…5 metre dönsün, 10 metre dönsün, 20 metre dönsün… ama vazifesini yapsın…Uzun dönecek kuş palkanat kuştur. Ancak geç döner… Ben kuşu 365 gün 1 saat havada bırakıyordum... 1 yıl sonra dönmeye başladı….

Şerafettin Bey: Müteahhitlik yapıyorum. 5-6 trilyonluk işle uğraşıyorum. İşim gücüm var. O kadar meraklıyım ki: Bu kuşların üzerine daha güzel kuş bulsam 50 milyar da verir kuşu alırım. Bugün 50 milyarı hiçbir akıllı vermez. Deli desinler. Olmaz bu kuşların üzerine dönen kuş çıkamaz. Dönemez.

Necdet Usta: Kazım abi Denizli’ye yıllarca kuş satmış. Ben şahit oldum. Adam çek atıyordu önüne yaz diyordu.

Ben: Denizli’ye giden kuşlar kara galaçalar mı? Düz Araplar mı?

Necdet Usta: Kazım abi Galaçaların (akbaş akkuyrukların) her renginden verdi. Bir çift Kazım abi kara galaçayı verdi havada… Dünya para… Uçurup döndürüp veriyordu kuşunu…Ama alan kişi ne yapıyor? Muhafaza etmiyor. Aynı kan kuşla eşlemiyor. Kuşları başka kuşlarla çaprazlıyorlar. Ben çok güzel çıkarırım diyor. Çıkaramazsın kardeşim. Mercedes’e başka arabanın parçası uyar mı? Uymaz tabi…Her şeyin bir standardı var di mi?

Ben: Yani başka ırklar girdiğinde kuşlar takla atmaya başlar, sarak sarar, oyun bozar diyorsun?

Necdet Usta: Takla atmaya başlar, döner de oturma da yapar…

Şerafettin Bey: Şimdi bazı kuşçular diyorlarki: dönek kuşu 2 sene 3 sene döndü mü bozar… Hayır bu kuşlar 50 sene dönse de bozmazlar. Yaşlandıkça dönek olurlar.

Polat abi: Ayvalık kaplanları ile bu kuşların akrabalığı var mı?

Necdet Usta: Buradan bu kuşlardan her yere gitti. Çaprazladılar… Bu kuşları Rıza Bey yaymış…

Şerafettin Bey: Senin belki haberin yoktur. Ben yeni bir şey öğrendim. Ayvalık’ta tohumsuzlarla rahmetli şoför Kazım’ın kuşlarını çarpaz yapmışlar. Şimdi o Ayvalık’tan alınan o uzun dönen kuşlar onlar. Yine de bizim istediğimiz daireyi yapamıyorlar. Ben şimdi sana bir mesafe göstereceğim. Ama inan ki sana söylemem için senin samimiyetine inanmam lazım. Çünkü yalan söylüyor dersin. Geçen gün birine söyledik adam çekti gitti. Bunlar yalancı mı? Ne? Dedi.

Polat abi: Uzun dönüş olarak mı?

Şerafettin Bey: Çok uzun dönüş…

Polat abi: Şerafettin abi de Sinan (Üresin) seyretmiş. “Bana olmaz öyle bir şey… Kuş yere paralel çok uzun geldi” dedi.

Ben: Bu kuşlar gelmeden önce sizin bildiğiniz İzmir’de başka kuşlar var mıydı?

Necdet Usta: Becer ağada vardı. Arabın her çeşidi becer ağa da vardı. Mavimtırak Araplar vardı. Bunlar olmadı… Yavuz getirdi. Kazım abi ile bu kuşlarda denediler olmadı.

Polat abi: Neden getirdiler abi. Köken?

Necdet Usta: Yavuz nerden buluyorsa bulup getiriyordu.

Ben: Kuşlarının içinde takla atan, oturma yapan, buna benzer hareketler yapan kuşlar var mıdır?

Necdet Usta: Olmaz… Mümkün değil… Yaptığı an mutlaka başka bir ırk girmiştir…

Ben: Kardeş kardeşe gibi çok yakın akrabalar eşlendiğinde kuşlarda oturma, takla atma, sarak sarma, dönüş bozma gibi sonuçlar çıkar mı?

Necdet Usta: Kesinlikle çıkmaz… Kardeşle de eşle bir şey olmaz. En fazla kuşlarda patellik olur. Vücutlarında bazı arızalar olur. Ama uçuşlarında dönüşlerinde bir anormallik olmaz.

Ben: Biz de Denizli’de aynı şeyleri söylüyoruz. Kuşlarda en fazla vücutlarında bazı sakatlıklar olur. Hatta bazıları dama çıkamayacak kadar kanatlarını kullanamaz hale gelir. Ancak uçuşlarında veya dönüşlerinde anormallikler; oturma, sarak sarma, çok uzun süre kayıkta gezme, karın üstü kanat açık dönüş yapma, çalkalama, buna benzer hareketler varsa bunlar bu kuşa başka ırkların girdiğini gösterir. Yani uzak atasında bulunan özellikler çok yakın akraba eşlemlerinde ortaya çıkar. Yoksa bu kan boğulması, kan yakınlaşması ya da kan tutmaması değildir…

Şerafettin Bey: O kuşlarda ayrı ırklar vardır. 7-8 göbek sülalesine çeker.

Necdet Usta: Önemli olan bu mevcut formları ile kuşları yaşatmak. Oturma yapan kuşların hepsi çaprazdır. Bizim kuşların kanına başka kan girmiştir. Belki kuş çok döner… Yavru vermez… Kendi takla atmasa yavrusu atar… Alırsın misafir yanında kuşu uçurursun. Bir gelir, pırıltı verirsin… Pırıltıya oturur…

Necdet Usta: Bu işin en kötüsü ne biliyor musun? Hırsızlık olayı… Ben hayatımda ilk defa hakim karşısına kuşlarım çalındığında çıktım. O zaman para istedim diye savcı bana “koç mu alıyorsun” dedi. Bir gün gelecek bunlar kuşla tatmin olmayacak, evine gelecek sana ve ailene rahatsızlık verecek dedim. Hakim tamam sen çık dedi. 5 sene sonra keşfe bir bayan hakim geldi. Amca geldik ama geç oldu. Dedi. Olsun dedim. Sana bir şey sorabilir miyim? dedim. Sen bir bayan olarak çoluk çocuğunla gece sokağa çıkabiliyor musun? dedim. Çıkamıyorum dedi. Ben 5 sene önceki hakime söylemiştim, ona göre değerlendirin lütfen dedim. Sonuçta hırsızlara 3’er sene ceza verdi.

Necdet Usta: 10 yıl önce benim kuşlarım çalındı. Benim kuşlarımın çakallarını (kırmızı akbaş akkuyruk) Nazilli ve Denizli’de ticaret olarak sattılar. Bir kısmını buldum. Daha yeni yeni kuşlarımı topluyorum.

Polat abi: Çalınan kuşlarımı topladım diyorsun. Ne işaret vardı ki kuşlarını tanıyorsun?

Necdet Usta: Kuşlarımın sağ iç tırnağı kesiktir. Ayrıca kuşlarım ayrıdır. Nerede görsem tanırım.

Polat abi: Kuşlarını bulabildin mi?

Necdet Usta: 25 tane kuşum geri geldi. 75 tanesi yok. 16 tane safkan dişim vardı onlar yok.

Necdet Usta: Zamanın olacak, maddi durumun iyi olacak uğraşacaksın. İt, uğursuzla muhatap olmayacaksın. En önemlisi bu. Ahlaksız insanlarla bir araya gelmeyeceksin. Adam geliyor evime saatlerce kuş uçuruyoruz. Ertesi gün benim çocuklar kuş uçururken iki tane kuş kalkıyor. Birini yakalıyor. Diğerini de buluyorum. Soruyorum “Kuşu yakaladın mı?” diye. “Kardeşim öyle bir şey mi olur. Dün oturduk çayını içtik” diyor. Sonra tutuyor kuşu pazarda satıyor.

Necdet Usta: Sabır işi bu dönek işi… Çaprazlama ile illa kuş çıkmaz mı? Denk gelir Çıkar belki ama bir tane olur. Gerisi olmaz… Aradığımız ne? Yavruları da kendisi gibi olacak ve dönecek… Kim ne derse desin… Bildiğimi yaparım… Adamın kuşu 100 metre dönüyormuş… Ona hayırlı mübarek olsun… Hayrını görsünler… Kimsenin malına da çamur atmayız…

Ben: Aslında bugüne kadar bizim söylemek istediklerimizi ve yazdıklarımızı bu sohbetimizde Necdet abi özetledi.

Necdet Usta: İnsanlar inşallah bu sohbetimizden faydalansınlar… Kuşların kanlarını kırmasınlar… Günahtır… Başka kuşlara da baksınlar… O da bir ırk olsun…. O da bir kol olsun… o da ona baksın… Herkese kendi kuşuna baksın. Beslemesin demiyoruz ki… İyisini beslesin… Kırmasın… Devam etsin yoluna… O kuşları da kendi kendine eşlesin… İnsanlar her şeyin iyisine layık… İyisini bulsun iyisiyle uğraşsınlar… Bir iş yapıyorlarsa da iyisini yapsınlar…

Polat abi: Resim de çekmek istiyorduk. Ancak senin hırsızlara karşı hassasiyetini bildiğimiz için teklif etmedik. Bi daha ki sefere müsaaden olursa inşallah kuşların fotoğraflarını da çekeriz.

Necdet Usta: Olsun.. bir dahaki sefere kuşlardan da çekeriz..

Polat abi: İsterseniz ben yine de telefon ile bir çekim yapayım…

Polat abi de son olarak Necdet usta, Oğlu Oral ve benim beraberce fotoğrafımızı çekti. Oğlu da çocukluğundan beri aynı güvercinleri besliyormuş… Bu damar kuşlardan çok uçurmuş ve döndürmüş. Yani bu eski kuşlar emin ellerde çaprazlanmadan korunacağa benziyor…


Resim
Soldan sağa: Ben, Necdet YILMAZERLER usta ve oğlu Oral YILMAZERLER

Bir dahaki sefere görüşmek üzere oradan ayrıldık…
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: DOLAPÇILARDA 9 KUSURLU HAREKET

Mesajgönderen Hayri ÜN » 28 Ağu 2009 14:09

DENİZLİ’DE GÜVERCİN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN TARİHİ ve DENİZLİ DOLAPÇILARINDA GÖRÜLMEYEN 9 KUSURLU HAREKETİN KÖKENİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (10)

”10. ORİENTAL ROLLER (OSMANLI MAKARACISI, SYMIRNA ROLLER) ve UÇUŞ ŞEKİLLERİ HAKKINDA DERLEME”

Herkese selamlar,

Daha önce de Dolapçı ve diğer yerli dönücü ırklarımızda görülmeyen/görülmemesi gereken 9 kusurlu hareketin makaracı ırklardan kaynaklanabileceğinden bahsetmiştik. Bu konuda da Alain Bliven tarafından kaleme alınan ve Uğur Kurt Gürsu bey tarafından tercüme edilen yazıdan bahsetmiştik. Bu yazıda Birmingham roller’ı ile Oriental Roller arasındaki farklar ve benzerlikler anlatılmaktadır. Ayrıca bu yazıda Oriental Roller’ın uçuş özelliklerinden de bahsedilmektedir.

Dolapçıda bulunmayan/bulunmaması gereken hareketlerin daha iyi anlaşılabilmesi için konu hakkında biraz daha araştırma yaptım ve Oriental roller hakkında yazılmış başka yazılara, standartlara ve dönüşleri ile ilgili şematik çizimlere ulaştım. Edindiğim bilgilerin konu hakkında aydınlatıcı olduğunu düşündüğüm için çoğunluğu İngilizce olan bu bilgileri tercüme ederek sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü Dolapçı'da normalde olmaması gereken bazı hareketleri özellikle balkanlardan gelen ve kostüm olarak dolapçıya çok benzeyen ırklarda görebilmekteyiz. Çoğu yetiştiricilerimiz de bu farklı hareketleri ayırt edememektedirler. Ancak bizim her zaman söylediğimiz ve Denizlililer olarak kendimizi şanslı olarak gördüğümüz bir yanımız var. O da bugüne kadar bu kuşların ve performanslarının Denizlili yetiştiriciler tarafından ayırt edelebilmiş olmasıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu kuşlar Denizli’ye 1950’li yıllardan sonra girmişlerdir ve Denizlili yetiştiriciler tarafından hep şüpheyle karşılanmışlar ve hele 9 kusurlu hareketler görüldüğü andan itibaren de kabul edilmemişlerdir. Bu yüzden yerli kuşlarımız ile kanında makara geni taşıyan kuşların birbirinden ayırt edilebilmesi adına makaracı ırkların performans özellikleri çok iyi bilinmelidir. Tekrar bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum ki: aşağıda da görebileceğiniz gibi bizim dolapçı ve yerli kuşlarda 9 kusurlu hareket dediğimiz özellikler makaracı ırkların olmazsa olmaz performans özellikleridir.

Wendel Levi’nin The pigeon adlı kitabından:

İnsanlık güvercinleri yüzyıllardan beri beslemektedir. Çok fazla mutasyonlar sonucunda bugün sahip olduğumuz değişik ırklar, Türkiye’den başlayarak, İran’ı ve ege denizi çevresinde Mısırı da içine alan çok eski çağlardaki orta doğu ülkelerin çevreleyen bölgeden orijin almışlardır. Wendel Levi: “ Biz bugün biliyoruz ki evcil güvercinler medeniyetlerle beraber olmuşlardır ve doğu ülkeleri bu üretimin beşiği olmuşlardır. Sıradan olmayan (özellikleri olan) evcil güvercinlerin Almanya, Fransa, İngiltere veya Amerika topraklarında yer aldıklarına dair herhangi bir kayıt yoktur. Bu ülkelerdeki güvercinler eski zamanlarda, İran, Hindistan, Türkiye ve Asya ülkelerinden getirilmişlerdir. Günümüzün batıya ait olan soyları, vahşi güvercinlerden üretilme değil fakat doğudan daha önce getirilmiş ırklardandır.” (levi, The Pigeon, 1941, 1963, Böl. 47)

Konu hakkında araştırma yaparken haritalara rastlamam beni duygulandırdı. Aşağıdaki haritada Oriental Roller’ın Avrupa’ya gelişi anlatılmaktadır.


Resim

http://orientalroller.tripod.com internet adresinde yer alan bilgilere göre; Oriental roller’in adı bile kaynağını belirtmektedir. Oriental bilindiği gibi doğuya ait olan, doğudan gelen anlamını taşımaktadır. 1886’da Prütz’ün yazdığı yazıya göre bu ırk Almanya’ya Symirna (İzmir), Yunanistan, Makedonya, Bosna Hersek ve Kosova ve Hırvatistan güzergahını izleyerek gelmiştir. Düringen 1932’de bu bilgileri doğrulamıştır. Freisberg de yıllarca bu ırkın kökenini araştımış sonunda; 1923 yılında yazdığı yazısında ırkın orijininin İzmir olduğuna inandığını belirtmiştir. 1914 yılında da Almanya’da bu ırk ile ilgili dernek kurulmuştur.

Değişik otoriteler tüm makaracı ırkların orta çağda Türkiye’de ve İran’da yetiştirildiği bilinen Oriental roller’dan türediğini kabul etmektedirler. Bununla birlikte Oriental Roller’da diğer taklacı ve makaracı ırklardan farklı olarak Kuyruk üstü yağ bezesi olmaması ve 12’den fazla kuyruk sayısına sahip olması gibi çok net farklılıkların bulunması Oriental Roller dışında da takla ve makara performansı gösteren ırkların geliştirildiğini göstermektedir. Özellikle Kuyruk üstü yağ bezesinin olmaması onu diğer taklacı ırklardan ayırmaktadır.

J. C. Lyell 1887 basımlı “Fancy Pigeons” isimli kitabında Orientall Roller’ın İngiltere’ye H. P. Caridia tarafından 1874 yılında getirildiğini yazmıştır. Aynı kişi İngiltere’ye Oriental Frill’i (Hünkari) getirmiştir. Uçucu taklacı güvercinlerin gelişi ise bunda yaklaşık 200 yıl öncedir.

Usta Yetiştirici olarak kabul edilen Teddy Hull tarafından anlatılan bilgiler 1984 mayıs ayında Amerikan Güvercin Dergisi’nde (American Pigeon Journal) yayınlanmıştır. Teddy Hull Saraybosna’dan (Bosna Hersek) ayrılarak Amerikaya yerleşmiş bir yetiştiricidir. Yazının Detaylarına http://orientalroller.tripod.com internet bağlantısından ulaşabilirsiniz. Teddy hull 1961’de Los Angeles, California’ya yerleşmiştir. Teddy Hull’un Oriental Roller ile ilgili bazı tespitleri şunlardır:

Beslenen Oriental’lar saf ve uçucu bir soydan geldiklerini göstermelidirler. Bu kuşlar kesinlikle diğer ırklarla karıştırılmamalıdır. Oriental’lar içinde bir kan elde edilmeli ve bu kan üzerinde devam edilmelidir. Herhangi başka bir kanın girmesi kuşlarınızı bozacak ve sonunda elinizde hiçbir şey olmayacaktır. Kuşlarınızı uçurun, uçurmadan asla hangi yolda gideceğiniz konusunda doğru yetiştirme kararına varamazsınız. Oriental Roller’lar uçurulmayacaksa, beslenmemelidir. En iyi yetiştiriciler, en iyi uçuruculardır.

Oriental roller’lar şu an da yaşayan en eski performans güvercinidir. İlk Oriental Roller’ı 140 yıl önce bir at tüccarı Türkiye’nin Symirna (İzmir) bölgesinden, Saraybosna bölgesine getirmiştir. Mübadele yıllarında Oriental Roller’ı daha çok besleyen Yunanlılar güvercinleri ile birlikte İzmir’den ayrılarak solun ve Gjunanis bölgesine yerleştirilmişlerdir. Bugün İzmir’de Oriental roller bulunmamaktadır.

Günümüzde Oriental Roller’ın iki ana tipi vardır. Her ikisi de muhteşem ve güçlü kuşlardır ve uçmayı çok severler. İlki benim ana damarım olan symirna ve uzaktan akrabası olan İran ve civarında bulunan roller. Aşağıdaki bilgiler Teddy’nin orijinal Symirma Roller’ını tarif etmektedir.


Resim

Kafa yapısı oval olmalıdır. Ne düz ne de yuvarlak olmamalıdır. Göz bebekleri siyah ve göz rengi inci renginde olmalıdır. Her şeyden önemlisi göz kapakları beyaz olmalı, sarı veya kırmızı olmamalıdır. Oriental roller’ın gagası orta büyüklükte ve beyaz olmalıdır. Koyu renkli kuşlarda gaganın ortasında ince siyah bir çizgi olabilir. Siyah gaga kuşun çaprazlandığının işaretidir. Oriental Roller’ın boynu kısadır. Ne kadar kısa olursa o kadar iyidir. Dişiler erkeklere göre daha uzun boyunlu olabilir. Oriental Roller’ın kuyruk sayıları 14 ile 22 arasında değişmektedir. Kuyrukları uzun ve geniştir. Kuyrukları vücutları ile 45 derecelik açı yapacak şekilde durmaktadır. Kuyruk üstü yağ bezesi bulunmamaktadır.

Ulrich reber tarafından Nisan 1973’de yazılan makalede de Oriental Roller’ın değişik uçuş şekilleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Bu makalede yer alan bazı ifade ve çizimler aşağıdadır. Detaylı bilgiye http://www.cichlidlovers.com/for%20flig ... tterns.htm bağlantısından ulaşabilirsiniz.

“1949 yıllarında zamanın makaracı ustalarından Peter Freisberg’in Oryantallerin değişik performans şekillerini anlattığı bir makalesi ve Oriental Roller’ın uçuş performanları ile ilgili çizimler Geflugel-Borse’de yayınlanmıştı. Freisberg şöyle der: Bu kuşların en gerçek ve en yüksek değeri eşsiz bir uçuş biçiminin olmasıdır. Dünyada bulunan uçucu güvercinlerin hiç birinde bu benzersiz uçuş ustalığı yoktur. Oriental Roller, Makara, Takla, Dönme, Daire yapma gibi değişik performanslar inanılmaz bir ustalıkla gerçekleştirir.”

Peter Freisberg tarafından 1949 yıllarında çizilen Performans şekilleri

Resim




Peter Freisberg’den sonra günümüzde “Flying Oriental Roller Society” tarafından da Uçucu oriental Roller güvercini için standartlar ve yarışma tüzüğü hazırlanmıştır. Detaylı bilgiye http://www.cichlidlovers.com/fors_fly_rules.htm bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Resim

Yarışma kuralları içerisinde makaracı kuşun yaptığı hareketler ve değerlendirme puanları bulunmaktadır. İlgili sayfada bulunan Kuşun yaptığı hareketler için verilen bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. MAKARA (ROLLING):

Resim Resim Resim

Makara, en az iki tekrarlı arkaya doğru dönüş veya takla hareketidir. Makara ara verme, pürüz, veya başka kesintiler olmadan düzgün ve sürekli olmalıdır. Kanatlar hareketlidir ancak fark edilemez ve vücut yere göre dik durumdadır. Dönüşler hızlı yada yavaş veya kısa ( 10 dönüşten az) ya da uzun (derin) olabilir. Makara,uçan grubun içinde düşme şeklinde, grubun üzerine yukarıdan gelme ya da grup içerisinde olabilir. Daha çok bir güvercin grubun önüne ve üstüne çıkacak ve grubun içerisine makara yaparak geri dönecektir.

2. PERVANE (TABAK) DÖNÜŞ VEYA DÜZLEMSEL DÖNÜŞ (PLATE SPIN OR FLAT SPIN): "Plate" kelimesi daha önce "Plaka" olarak tercüme edilmiştir... Ancak dönekteki plaka dönüşü ile karışabileceği düşüncesi ile daha doğru olan "Pervane (tabak)" olarak değiştirilmiştir.
Resim Resim
Kanatlar düzlemsel olarak vücuttan yanlara doğru açılarak, güvercin kanat hareketi olmadan kendi eksini etrafında karın üzerine aşağıya doğru döner. Pervane (Tabak) dönüşün değişik şekilleri vardır. 1. kanatların her ikisi de tam açık karın üzerine dönüş. 2. Kanatlar V şeklinde iken karın üzerine dönüş. Tek kanat açık diğeri kapalı olacak şekilde L şeklinde karın üzerine dönüş.

3. TAKLA (TUMBLE)
Resim
Arkaya doğru aniden, genellikle de kanat hareketlerinin fark edildiği dönüş hareketi. Taklalar yavaş ya da hızlı veya kısa ya da uzun olabilir. Ancak daha çok kısa olanları tercih edilir. Güvercinin vücudu tipik olarak dik açıya göre sağ ya da sola doğru eğiktir.

4. DAR SPİRAL DALIŞ VEYA FIÇI DÖNÜŞÜ (SPIRAL DIVE OR BARREL ROLL)
Resim
Güvercin kanatlarını arkasına alır ve kendi ekseni etrafında döner. Bu eksenel dönmeler 1 defa ya da daha çok olabilir. Bu eksenel dönmeler, dalış sırasında olabileceği gibi, belirli bir seviyede yatayda, veya tırmanma sırasında da olabilir.

5. LOOP HAREKETİ (LOOP)
Resim
Güvercin yere dik şekilde birkaç metre en fazla 30 metre olacak şekilde daire çizer. Daireler bir tane ya da birkaç tane olabilir. Çoklu daireler daha çok küçük dairelerden oluşur ve bir kağıdın üzerine kalemi kaldırmadan çizilen serbest daireler şeklindedir.

6. İLERİYE DOĞRU MAKARA (FORWARD ROLL)
Resim
Daha önce izah edilen makaranın tam tersi olan harekettir. Çok sık görülmez ancak tipik olarak çok uzun bir makaranın veya taklanın ardından görülebilir. Arada sırada eşi olmayan bir güvercin de yatayda ilerlerken bu manevrayı yapabilir. Genelde tek dönüş olarak görülür. Ancak çok nadir 3 ya da 4 dönüş şeklinde de izlenebilir. Bu manevra neredeyse kazara görülür.


7. OTURMA, KUYRUK OTURMA (TAIL SLIDE or TAIL RIDE)
Resim Resim
Kanatlar birbirine oldukça yakın şekilde V halindedir. Kuyruk da karına doğru yükselmiş durumdadır. Bu halde iken Güverci kendini bırakarak düşme hareketi yapar. Yeni oyun yapmaya başlayan genç kuşlarda görüldüğünde bu hareket puanlanmaz.

8. TEK DÖNÜŞ VEYA TAKLA (SINGLE FLIPS OR SINGLE TUMBLES)
Tek dönüş veya takla kendi başına yapılır. Bu hareketler çok hızlı olabilirler ki konu hakkında bilgisi olmayan biri fark edemeyebilir. Bu hareketler genellikle belirli bir sevideki uçuşlarda görülür ve gruptan kopmalar olmaz.

9. (YATAY DÖNÜŞ) TWIZZLE
Tek kanat kapalı diğeri açık şekilde yapılan Yatay dönüş hareketidir. Genellikle birden fazla dönüş olur.

10. BİR KAÇ HAREKETİN BİR ARADA GÖRÜLMESİ (COMBINATION MANEUVERS)

Yukatıdaki hareketelerin iki yada daha fazlasının bir arada görülmesi.
Örneğin:
Oturmanın sonunda tek makara;
tek makara arkasından tek pervane dönüş;
Oturma – pervane (tabak) dönüş - dik çıkma
Resim

Takla – Oturma – Takla
Makara – Yatay dönüş – Oturma
Makara-karın üstü pervane dönüş-makara
Resim

Oturma sonunda kayıkta gezme
Resim

Ayrıca markacı ırklarda aşağıdaki harekeler de görülmektedir.

11. DALMA (DIVE)

Resim
Güvercin kanatlarını sıkarak aynı doğrultuda büyük bir hızla yere doğru gelmesi

12. AÇIK SPİRAL DÖNÜŞÜ (OPEN SPIRAL)
Resim
Güvercin aşağıya doğru dalış hareketi yaparken bir çizgi üzerinde gelmez. Ancak aşığya doğru spiral çizerek gelir.

13. KAYIKTA GEZME (GLIDE)
Resim
Güvercin yatayda kanatlarını bir kayık şekline getirerek uzun süre kanatlarını hareket ettirmeden süzülür.

14. DİK ÇIKMA (CLIMB)
Resim
Güvercin tırmanır şekilde yukarıya doğru çıkar. Sonunda genelikle tek takla atar ta da ani bir şekild geri döner.

15. SEĞİRME
Resim
Güvercin özellikle Pervane (Tabak) dönüşü yapmadan önce aşağıya bakarak kanatlarını kerkenez gibi seğirir.

“Flying Oriental Roller Society” tarafından hazırlanan yarışma tüzüğünün giriş bölümünde Oriental Roller’ın uçuculuk özelliklerinden de bahsedilmektedir. Aynı bölümde 13 ve daha az kuyruk sayısına sahip kuşlar ile kuyruk üstü yağ bezesi olan kuşların diskalifiye edileceği belirtilmektedir. Çünkü daha öncede belirtildiği gibi Özellikle İzmir bölgesinden gelen Oriental Roller’larda kuyruküstü yağ bezesinin olmaması gerektiği ve kuyruk telek sayısının 14 ve üzeri olması gerektiği çeşitli yetiştiricler tarafından da vurgulanmıştır.

Burada bir hususa daha deyinmek istiyorum. Bilindiği gibi dolapçılarda da kuyruk üstü yağ bezesi ve kuruk telek sayısının 14 ve üzeri olması gerektiği bilinmektedir. Özellikle Denizli’li yetiştiriciler bu konuda hassastır. Bu yüzden Dolapçı tüzüğü ve Yarışma Standartlarını oluşturan Güvercinevi derneği yönetim kurulu bu konuyu görüşmeli ve “Flying Oriental Roller Society” tarafından hazırlanan yarışma kurallarında olduğu gibi bu iki konu diskalifiye sebebi sayılmalıdır.

Bu konuda H. P. Macklin 1954 yılında yazdığı “oriental rollers” isimli makalesinde konuyu çok çarpıcı şekilde ele almaktadır. Oriental Roller’lardaki diğer bir ayırt edici özellik, genel kümes hayvanlarında ve çoğu güvercin ırkında görülen kuyruğun hemen üzerinde bulunan yağ bezesinin (tüylerini kaldırıp hemen görebilirsiniz) hiçbir saf Oriental Roller’da bulunmamasıdır. Diğer taklacı ve uçucu kuşlarda bulunabilen genel karakteristik Oriental Roller’larda bulunmamaktadır.

Ayrıca “Flying Oriental Roller Society” tarafından hazırlanan standartlarda kuşların genel fiziksel özellikleri anlatılmış ve kuşlarda görülebilecek büyük ve küçük hata sayılabilen haller belirtilmiştir.

Büyük hatalar:
- 14’den daha az kuyruk telek sayısının bulunması
- Kuyrukta çok fazla telek bulunmamalıdır. Çünkü çok fazla kuyruk sayısı tavus kuyruk (fantail) görüntüsü vermektedir. Bu ciddi bir hatadır.
- Kuyruk üstü yağ bezesinin bulunması
- Kuyrukta birden fazla telek sırasının bulunması
- Fazlaca öne veya arkaya uzayan iskelet yapısı
- Çatal kuyruk olması
- Açıkça bir çaprazlamanın belli olması Örneğin Bariz beyaz desenlerin bulunması ( akbaş, rozet, sakal, beyaz yama, beyaz ense, beyaz arka, vb.
- Uçamayan bir kuş
- Şüpheli kuyruk sayısı

Küçük hatalar:
- Çömelmiş ya da sarkık duruş şekli
- Uzun arka
- Eğri omurga
- Kanatlarda bit deliklerinin olması
- Korkulu ve endişeli bakış
- Koyu renkli tırnak ve/veya gaga
- Kuyruk çok yukarı çıkmış

Buraya kadar yazdıklarımızı özetleyecek olursak

1. Oriental Roller’ın Symirna yani İzmir’den balkan ülkelerine ve Almanya ve İngiltere’ye gittiği kabul edilmektedir.

2. Oriental Roller’ın Balkanlar ve Avrupa’ya gidiş tarihi yaklaşık 1800’lü yıllardır. Bu da bizim daha önce belirttiğimiz bilgilerle tamamen örtüşmektedir.
HUN yazdı:Geliştirme ve ıslah çalışmaları aslında İnsanlık tarihi var oldukça yapılmıştır. Türlerin kökenini araştıran bir çok araştırmacı bu konuda çalışmalar yapmış ve yazılar yazmışlardır. Aslında pek de bilinmez ama daha önce de belirttiğim gibi Darwin bile güvercinler üzerinde çalışmalar yapmıştır. Darwin Dünyanın değişik bölgelerinde güvercin getirttiğini ve bunlar üzerinde çalışmalar yaptığını “On the origin of Species” (Türlerin kökeni üzerine) adlı kitabında bahsetmektedir. Hatta türler üzerinde ıslah ve geliştirme çalışmalarının kendisinden 75-80 yıl öncesinden başladığını söyleyenler olduğunu ancak daha çok öncelerinden de insanlığın geçmişinde hep evcil hayvanlar üzerinde ıslah çalışmalarının yapıldığını belirtmektedir. Darwin bu katabını 1859 yılında yazmıştır. Ondan 75-80 yıl öncesine giderseniz. 1700’lü yılların sonlarına gidersiniz. Aslında Darwin burada güvercinler ve evcil hayvanlar üzerinde ıslah çalışmalarının çok eski olduğunu vurgulamaktadır. Ancak diğer bilim adamlarının da belirttiği gibi bu ıslah çalışmaları 1800’lü yıllarda oldukça hız kazanmıştır.

Bu konuda Bora vasic de “Modern Breeds of Pigeons” kitabında 19. yüzyıla kadar yani 1850-1900 yılları arasında Anadolu’dan gelen kuşlar üzerinde bir değişikliğin olmadığını ancak bu tarihlerden sonra ıslah çalışmalarının yapıldığını belirtmektedir. Bu konu ile ilgili ifadeleri aşağıda görülmektedir.

Uzun bir süre muhtemelen 19.yüzyılın sonlarına kadar orıental roller Priştinede aynı Türkiye, Makedonya ve Yunanistandaki gibi yetiştirildi.

Fakat güvercinlerin çoğalması ile birlikte yetişticilerin de sayılarının artmıştır. Bununla birlikte özel ve daha çekici güvercinlerin geliştirilmesine olan istek kendiliğinden artmıştır.

Bu sabırlı çalışmanın temel vizyonu mevcut güvercinlerde yeni karakteristik özelliklerin elde edilmesidir. Bu yeni karakteristik özelliklerin en önemlileri özel dönüş
Stilleri ve dış görünüş (estetik) olmuştur.


Yukarıda yazılan iki bilgi de birbirlerini doğrulamaktadır. Yani 1800’lü yılların sonlarına doğru yeni güvercin ırkları geliştirilmek üzere ıslah ve çaprazlama çalışmaları yapılmıştır.


Aslında iki bilgi demiştik ancak Oriental Roller’ın aynı bölgeye 1800’lü yıllarda gidişi üçüncü bir bilgi olarak önümüze çıkmaktadır.

3. Oriental Roller’ın dönüş stilleri Dolapçıdan tamamen farklıdır. Ancak balkanlardan gelen dolapçı kostümlü kuşlarımızda dolapçı dönüşünün yanında makaracı ırklara has olan ve yukarıda 15 adet olarak izah edilen dönüş performansları da görülmektedir. Bu hareketlerin bazen biri bazen de birkaçı aynı güvercinde görülebilmektedir. Daha enteresan olanı kendinde görülmese bile yavrularında ortaya çıkabilmektedir. Bu da bazı yetiştiricilerimiz tarafından kan yakınlaşması, boğulması veya kan tutmaması olarak izah edilmeye çalışılmaktadır. Aslında tarihsel süreci bilmeyen veya bu konuda yorum yapamayan ve makaracı performanslarını bilmeyen yetiştiricilerin böyle yorumlar yapması doğaldır. Aslında durumun tek bir izahı vardır o da 1800’lü yıllarda yapılan ıslah ve geliştirme çalışmalarında Oriental Roller’ın kullanılmış olmasıdır. Sonuçta da kuşların kendisinde ve/veya yavrularında makaracı performanslarının ortaya çıkmasıdır.

4. Eğer yerli ırklarımızı 1200-1800'lü yıllardaki formları ile korumak ve Oriental Roller’ı da yine İzmir’den çıktığı şekliyle bulup korumak istiyorsak kesinlikle bir ayrım yapmalıyız. Bu bağlamda Dolapçı ve Dolapçı olarak görülen veya kabul edilen kuşlarda yapılacak ayrım son derece açık ve kolaydır. 9 kusurlu hareketi yani makaracı özelliklerini taşıyan soylar diskalifiye edilecekler ve zaman içerisinde var olan soylar ayrılacaklardır.

Devam edecek….

Sağlıcakla kalın,

Sevgi ve Saygılarımla

Hayri ÜN ‘Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: ..:: 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen Turgay Güröz » 29 Ağu 2009 21:46

merhaba!
hayri bey,yılmadan bilgiler toplayıp bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim!yazıları okuyunca insan bazı yerleri bir kaç kez okuması gerekiyor,çünkü bu güne kadar duymadığımız bilmediğimiz bilgiler mevcut.
makaracı ırkların bu kadar dönüş kabiliyetlerinin olduğunu ilk defa okudum,genelde bildiğimiz makaracıların sadece makara sı ön planda olur ve bilinir bu kadar çeşitlilik şaşırtıcı!
burda bilhassa makaracı ırkları üreten arkadaşlarımıza da görevler düşüyor,yetiştirdikleri kuşlarda da böyle çeşit dönüşler varmı?yoksa eskidenmi vardı?
birde benim şahsen merek ettiğim,dönücü ırkların atası makaracılarmı?
bizim dolapçılarla bir bağlantısı varmı,balkan ülkelerine gitmeden?
9 küsür istenmeyen hareketi bir kaç yüzyılda yok edebilirmiyiz,soy takibi yapıldığında?eğer tabii dolapçılarımızın atası makaracı ırklar ise?
dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum,geçmişte bir sürü iyi ırkın veya soyun var olduğu söyleniyor,bende peki iyilerin kıymeti niye bilinmedi demekteyim.
denizli güvercin evi ve dolapçı ırkını ciddiye alanlar ve hayran kalanlar,bu nadide kuşlara değer verdiklerinden eskiler gibi kaybolmasını istemiyor aksine dolapçı ırkını TÜM özellikleriyle korumak istiyor,bundan daha güzel bir şey olabilirmi,dolapçı ırkımız adına?
üç kuruşa beş köfte yok!bazı değerler emek ister,kalıcı emekler verilirse değerin değer olduğu anlaşılır!
hiç bir ırk zirvede değildir,zirvedeki kuş gönlünüzdeki kuştur ırktır!
antalyadan selamlar
turgay
Güvercinlerimize saygımızı eksik etmeyelim!
Resim www.turgay.dolapci.com
Kullanıcı avatarı
Turgay Güröz
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 756
Kayıt: 23 Oca 2005 1:52
Konum: ANTALYA
Irklar: dolapçı,azman,kelebek
Doğum Tarihi: 28 Eyl 1956

Re: ..:: 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen koral.alter » 30 Ağu 2009 1:33

tüm dostlara merhaba,
böyle bir başlığı nasıl kaçırmışım hayret tatilde olduğum günlere denk gelmesinden olabilir hayri bey yine döktürmüş kendisine herzamanki gibi teşekkürü borç biliriz sanırım güvercin ırkları içersinde hakkında en çok bilgi kitab vb döküman bulunan ırk makaracılardır avrupadan amerikaya oradanda avusturalya ya kadar uzanan coğarafta beslenir dernekleri bağlı oldukları fedarasyonları ve bunlar tarafından yapılan yarışmaları vardır genelde güvercin ırkları hakkında çok tarihsel bilgi elimizde yoksada makaracı ırkların atası kabul edilen bizim osmanlı makaracısı yabancıların oriental roller dedikleri ırkın tarihini nerdeyse m.ö tarihlere kadar dayandırma çabalarını bir türlü anlamıyorum anlamak adınıda yabancı dostlarımızın dayanak gösterdikleri kaynaklara ulaşmak nerdeyse 2 yılımı aldı amerikadan uğur kurt gürsu ve avustralyadan ersoy koldaş ın yardımları sayesinde eksik parçaları tamamladım bunların ışığında yabancıların yazdıkları bilgilerde fazlaca düzelteceğimiz nokta olduğunu görüyorum bunlara zaman içinde değineceğiz

ilk önce turgay abinin sorusuyla başlayalım

burda bilhassa makaracı ırkları üreten arkadaşlarımıza da görevler düşüyor,yetiştirdikleri kuşlarda da böyle çeşit dönüşler varmı?yoksa eskidenmi vardı?
birde benim şahsen merek ettiğim,dönücü ırkların atası makaracılarmı?


turgay abi bizim kuşlarımızda bu tür hareketler yapar ama bizler için çok önemli değildir bir çok yetiştirici makara kalitesini olumsuz etkilediğini düşünür ve çok hoş karşılamaz aslında bende pek hoşlanmam tam makara yapmasını beklediğiniz kuşun dönek gibi dönmesi yada birden bire garip manevralar yapması dediğim gibi bizim için çokda sevimli hareketler değil buradan makaracılar dönücü ırkların atasımı diye sorarsan cevab vermek zor kesin cevabı dna analizleri verir
sevgi ve saygılarımla
Koral ALTER
Resim
Kullanıcı avatarı
koral.alter
Aktif Üye
 
Mesajlar: 245
Kayıt: 07 Haz 2006 18:09
Konum: İSTANBUL
Irklar: Trakya Yerlisi,Alabadem
Doğum Tarihi: 18 May 1971

Re: ..:: 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen koral.alter » 30 Ağu 2009 13:20

tüm dostlara merhaba,
makaracı kuşların yaptığı hareketleri gösteren çizimlerden 4-5-6-9-1 nolu hareketlere ben rastlamadım 11 nolu hareketi nadiren bazı kuşlar yapar orta hava sıkarak aniden indikleri görülebilir bu harekete başka performans ırklarında da rastlanabilceğini düşünüyorum 12 nolu harekete benzeyebilecek daha çok rüzgarlı havalarda görebilceğimiz hareketler çizimdeki gibi çok belirgin değildir geniş daireler şeklinde olur ve 8 nolu hareketi ise anlayamadım tabi tüm yazdıklarım benim kişisel izlenimlerim diğer makaracı besleyen dostlarımızın katkılarıyla daha doğru bir genelleme yapılabilir
sevgi ve saygılarımla
Koral ALTER
Resim
Kullanıcı avatarı
koral.alter
Aktif Üye
 
Mesajlar: 245
Kayıt: 07 Haz 2006 18:09
Konum: İSTANBUL
Irklar: Trakya Yerlisi,Alabadem
Doğum Tarihi: 18 May 1971

Re: DOLAPÇILARDA 9 KUSURLU HAREKET

Mesajgönderen M.Mahir » 30 Ağu 2009 21:43

Merhabalar,

Hayri Bey, çalışmalarınızdan dolayı sizleri tebrik ederim zaman ayırıp bunca bilgiyi derlemek çok kolay değil. Öncelikle vermiş olduğunuz osmanlı makaracısı performans çeşitlerini bizler uzun zaman önce kendi aramızda tartışmıştık. Avrupalıların içine düştüğü belkide bulmuşken suyunu çıkarmalarını osmanlı makaracılarında açıkça görebiliriz. Makaracıların asli görevi mantıken makara yapmalarıdır fakat anlaşılmaz bir şekilde kuşlarında havada gördükleri en ufak şeyi performans olarak kaydetmeye pek bir hevesliler.Sanırım osmanlı makaracısını besledikleri süre boyunca havada gördükleri her kıpırtıyı performans olarak not etmişler. Öncelikle Performans nedir?Bence kuşun ve ait olduğu soyun her uçuruşta ortaya koyduğu akrobatik harekettir.Kuş altta gördüğünüz performans çeşitlerinden hangisi için yetiştirilir. Buna benzer bir durumu Sn. Atilla Bilicinin yazısında da görebiliriz. Dönek gibi dönmeyen kuşları dönek adı altında yarıştırıp tüzük hazırlayarak kuşun değerini sınıf olarak yükseltmektedirler. Makaracılar konusuna dönersek ben alıntılarla sizlere en azından bildiğim kadarıyla kuşlar hangi safhalarda veya hangi tipteki kuşlar hangi hataları yapmaya başlarlar resimlerin üzerinde nacizane açıklamaya çalışayım.

Resim

Yukarıdaki fotoğrafta ilk resimde makaracıların açılma evresi olarak algılanabilir fakat düz bir çizgi boyunca 2-3 kanat alıp bu şekilde tek takla yapmaz. Başlangıç kuyruk oturma veya uzun kayıtla göğüse oturmadır. Daha sonra tek taklaya başlar bir sonraki evrede taklayı makaraya bağlamadır. Devirli makarayla aşağıya uzarlar.Bu safhadan sonra kuyruk oturması veya makaradan sonra kuyruk oturmaya döndürmesi istenmez. Çizimde gösterilen yanlış tabire göre düz bir çizgi boyunca uçup makina gibi 3 kanatta bir tek takla yapmazlar. Kuşlar genelde yavruyken kayıkta gezer makaraya başladıkça kayığı makaraya bağlarlar. Dik çıkıp makara yapması sonra daha dik çıkması farazi bir anlatım. Makaracı kuşları ilk kez birine izletseniz ve bu kuş napıyor deseniz bunları yazar. Bu dik çıkma takla ırkındaki gibi değildir. Kuş grup tan makarayla koptuğundan gruba yetişmek için hızını arttırır yüksekteki grubu yakalar. Makaracı kuşların kanatlarının üzerine dönerek performans yapması ise nerden çıktı bilmiyorum fakat sanırım gene döneğe benzer bir kuş izlediler ve buralara gelmişler.

b]1. MAKARA (ROLLING): [/b]

Resim Resim Resim

Makaracı ırkların yetiştirilme amacı budur. Bu şekilde seri makara performansına ulaşmasıdır.

b]2. PLAKA DÖNÜŞ VEYA DÜZLEMSEL DÖNÜŞ (PLATE SPIN OR FLAT SPIN): [/b]
Resim Resim

Bu resimdeki plaka tabiriyle bizim dönekçilikte kullandığımız plaka aynı görsel ve fiziksel özellikleri temsil etmemektedir. Bu hareket Makaracı ırklara has bir durumda değildir. Bunu hangi kuşta ne zaman gözlemlediler bilmiyorum ama bu makaradanda zor bir hareket bu tarzda performans kuşları mevcut ise bence makara üzerine değil bu performansa yönelip bunu geliştirmeliler. Kuş nasıl bu hareketi yapar kafamda canlandıramadım.

3. TAKLA (TUMBLE)
Resim

Yukarıda bahsettiğim gibi kuş makara sürecinde tek taklayla başlar. Bazı kuşlarda tek bazılarında 2 -3 takla olabilir. Makaracıların performans çeşitlerinden biri değil makaraya başlangıç sürecinin bir safhasıdır.

4. DAR SPİRAL DALIŞ VEYA FIÇI DÖNÜŞÜ (SPIRAL DIVE OR BARREL ROLL)
Resim

Makaracı kuşlar yetiştirilmeye göre sıkarak inebilir. Fakat sıkarak inerken dönmezler. Sadece hızdan baskalarında yaptığı gibi sağ sol yapabilirler. Performans değildir. Sıkıp inen her kuşta gözlemlenebilir. Makaracılara has bir özellik değildir.

5. LOOP HAREKETİ (LOOP) [/b]
Resim

Bunuda her kuş vasıflı vasıfsız yapabilir. ( dönek, dolapçı , kelebek vb.) Performans değildir.

b]6. İLERİYE DOĞRU MAKARA (FORWARD ROLL) [/b]
Resim

Bu bence en tutarsızı. Makaracı kuşlar geriye seri takla yaparlar. Öne yapmazlar!!!. Özellikle böyle bir kuş görmedim. Sadece şu olabilir bazı çok devirli kuşlarda ( bu deviri şöyle hayal edebilirsiniz kuşun makara devrinden bağırsağının bir parçası anüsten çıkar. Çoğu bundan sonra yaşayamıyor. 2 kere bu olayı duydum görmedim), kuş devrinden dolayı makarayı bitirirken çıkışta dengeyi kurmak için öne verir kendini. Buda çıkışta makarayı bozması demektir ve istenmeyen bir durumdur. Bunu özel bir performans olarak ortaya koymak uygun değildir. Kuşun makara sonrası hata yapmasıdır.

7. OTURMA, KUYRUK OTURMA (TAIL SLIDE or TAIL RIDE)
Resim Resim

Yukarıda belirttiğim gibi makaraya yavrunun giriş sürecinde kuyruk oturmayla başlar, tek taklayla devam eder ve sonunda seri makaraya dönüşür.

Özet olarak tekrar belirtmek istediğim şey yurtdışında performans ırklarının algılanışı çok farklı. Bence show ırkları üzerine uzmanlaştılarından kuşta gördükleri herşeyi performans olarak kaydediyorlar. Özellikle makarası için beslenen kuşlarda bizim hata olarak istemediğimiz şeyleri onlar performansın bir parçası olarak görüyorlar. Bizde ise tam tersi.


Bu tarz kuşların İzmirden gittiği sürekli söyleniyor fakat kuşların hiçbir kalıntısına Ege bölgesinde rastlanmaması beni çeşitli şüphelere yöneltiyor. Koral Abi bu konularda çalışmalar yapıyor ileride derlenerek sizlerle paylaşılacaktır.

Görüşmek üzere
Mümin Mahir ŞİMŞEK

www.makaraciguvercin.com
Kullanıcı avatarı
M.Mahir
Aktif Üye
 
Mesajlar: 213
Kayıt: 23 Oca 2005 16:27
Konum: İstanbul - Ortaköy
Irklar: (Dönek-Makaracı)
Doğum Tarihi: 30 Mar 1979

Re: ..:: 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen koral.alter » 31 Ağu 2009 13:20

tüm dostlara merhaba,
balkanlardan gelen dalıcı-dönücü ırkların bazılarında gözüken 9 kusurlu hareket olan tanımlanan kayıkta gezme,bel kırma(götleme),kuyruğa oturma ve makara hareketleri makaracıların olmazsa olmaz hareketleridir buna birde kuyaruğa oturma hareketenin sonlarına doğru düşey pervane hareketinide ekleyebiliriz hayri beyin bizler içinde çok değerli çalışmasına verdiğimiz cevablarda bahsettiğimiz hareketlerden makaracı ırk besleyenler olarak pek de hoşlanmadığımızı belirtmemiz doğal olarak çelişki yaratıyor madem bunlar makaracıların temel hareketleri ise neden hoşlanmıyorsunuz yada neden makaranın kalitesini bozuyor diye sorulabilir burada tarafımdan kaynaklanan eksik anlatım söz konusu
sizleri fazlaca sıkmadan konuya ilgi duyanlar için kısaca açıklamaya çalışayım
bu hareketler iyi bir makaracı olmanın emekleme aşamaları olarak görebiliriz yavruları ilk uçurmaya başladığımız günlerden itibaren havada bu hareketleri yavrulardan bekleriz bunlar makaraya geçişin ilk aşamlarıdır yavrular bir iki taklanın ardından kuyrağa oturarak hızla aşağıya düşerlerse bu yavrunun ileride iyi bir makaracı olacağının işaretidir ilerleyen zamanlarda yavru takla sayısını arttırıp kuyrağa oturarak düştüğü mesafeyi kısaltması gereklidir 1 yaşına gelmiş eş tutmuş makaracı hala uzun mesafelerde kuyruğa oturup takla sayısını çoğaltmamışsa kendisinden beklenen gelişmeyi gösterememiş demektir bunun yanında yetişkin iyi bir makaracının her makara denemesinde iyi bir performans bekleyemeyiz bir saatlik uçuş süresince ortalama olarak 10 kere makaraya girme denemesinde bulunan kuş % 50 sinde temiz kesintisiz devirli performans sergilemişse kuşu iyi bir makaracı olarak değerlendirebiliriz başarılı makara performansındaki ölçümüz en az bir direktir (yaklaşık 4 mt)
sevgi ve saygılarımla
Koral ALTER
Resim
Kullanıcı avatarı
koral.alter
Aktif Üye
 
Mesajlar: 245
Kayıt: 07 Haz 2006 18:09
Konum: İSTANBUL
Irklar: Trakya Yerlisi,Alabadem
Doğum Tarihi: 18 May 1971

Re: ..:: 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen Hayri ÜN » 31 Ağu 2009 15:15

Herkese selamlar,

Turgay abi, Koral bey ve Mahir bey,

Katkılarınız ve yorumlarınız için teşekkür ederim. Özellikle Koral bey, Mahir bey ve ekiplerinin makaracı ırklar ile ilgili çok güzel çalışmalarının olduğunu biliyorum. Bu çalışmalarının bir kısmı da şu anda http://www.makaraciguvercin.com internet sitesinde yayınlanmaktadır. Benim Oriental Roller ile ilgili yazdığım yazıda geçen bilgilerin bir kısmı da o sitede yayınlanmaktadır. Kısa zamanda da sitedeki bilgilerin hızlı bir şekilde artacağına da eminim. Makaracı güvercinleri daha iyi tanıdıklarından dolayı onların bu konudaki bilgilendirmeleri daha doyurucu olacaktır.

Bizim Oriental Roller’ın hava performansları ile ilgilenmemizin sebebi daha önce de belirttiğimiz gibi Kosova’nın fethi ve daha öncesinde bölgeye yerleştirilen Türkmenlerin yanlarında götürdükleri güvercinlerinin 1800’lü yıllarda Oriental Roller ile çaprazlandığının Bora Vasic tarafından kitabında yazılmasıdır. Bunların detaylarını daha önceki yazılarımızda da belirtmiştik. Konu hakkında bilgi almak isteyenler “Denizli’de Güvercin Yetiştiriciliğinin Tarihi ve Denizli Dolapçılarında Görülmeyen 9 Kusurlu Hareketin Kökeni Üzerine Bir Çalışma” başlığındaki yazıları tekrar okumaları lazım.

Benim Oriental Roller ile ilgili yazmaya çalıştığım yazıda bu kuşun tespit edilen tüm özellikleri mevcuttur. Anladığım kadarı ile bunların tamamını performans özellikleri olarak kabul etmiyorlar ve yarışmada da puanlamaya katmıyorlar. Koral Bey ve Mahir Bey’in de söylediği gibi bazı havada gösterilen hareketlerin bazıları diğer dalıcı ve dönücü ırklarda hatta düz uçucu kuşlar da bile vardır. Ancak ben atladığım bir hareket olmaması adına tüm bahsi geçen hareketleri yazdım. Bununla birlikte puanlamaya dahil olan hareketler ve puanları aşağıdadır.


Makara……………………………..1 puan
Takla veya serbest makara…………1 puan
Karın üstüne plak/pervane dönüş ….1 puan
Dar spiral daliş veya fiçi dönüşü…...1 puan
Yukarıdakilerin birleşimi…………...1 puan
4.5 m’den daha uzun dalış………….1 puan (15 feet)

Bunlardan daha uzun hareketler için artırma katsayıları uygulanmaktadır.

Ayrıca Alain Bliven tarafından kaleme alınan ve Uğur Kurt Gürsu bey tarafından tercüme edilen yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. Bu makale http://www.makaraciguvercin.com/makaleler.html bağlantısında da bulunmaktadır.

http://www.osmanli.guvercinevi.com yazdı:
Oryantal Makaracısı Birminghamın performans beklentilerinden çok daha fazla performans hareketleri için yetiştirilmiştir. Bu kabiliyetlerin bir listesini yaparsak: Yüksek uçuculuk, maraton uçuculuğu, dalıcı ırklar benzeri spiral ve dönüşlü dalışlar (Hatta, Dönek ve daha bir çok dalıcı ırkın Oryantallerden üretildiği bilinmektedir.), hareket etmeden aynı seviyede uçabilmek, aşırı derinlikte kayıklama hareketi, pervane dönüşleri vs.;

Bazen 30 metrelik sıkı sarmalı bir makarayı müthiş bir hızla tamamlar bir kaç dakika sonrada düz bir seviyede uçarak bir biri ardına tek tek hızlı makaralar çakarlar daha sonrada uzun ama açık sarmalı bir makara yaparlar. Bir başka zamanda kanatlar tam açık vaziyette pervane dönüşü gösterirler. En çok gösterdikleri oyun sıkı, hızlı ve derin makaralardır.

Bazen horizontal makara yaparlar; bir biri ardına çabuk çabuk karmakarışık bir şekilde. Bir başka stıilleride derin makaraları bir sure askıda kalıp yeniden başlıyarak bir birine bağlamalarıdır.

Çok iyi dalıcıdırlar ve dalıcı ırklar gibi pırıltıya dalmaya eğitilebilirler. Bu yüksek uçucu salmasına ölümüne bir dalışla gelir.

Uçuş sitilinin klasik özelliği de ani yön ve yüksekli değişimleri gösterip fırlıyormuş gibi hızlanmasıdır.
Oryantal uçuşunun beni en etkileyen tarafı da yelkenleme kabiliyetleridir. Hava akımlarını kullanarak gökyüzünde askıda kalmış kartalları andırır bu hareketleri. Çok yükseklerde bu hareketi yaparken pırıltı verildiğinde kanatlarını hiç bozmadan başlarını aşağıya eğip salmaya kadar kesintisiz bir şekilde dalarlar.


Ayrıca 1949 yılında yukarıdaki el ile performans çizimlerini yapan Peter Freisberg aşağıdaki ifadeleri kullanmıştır.

hun yazdı:“1949 yıllarında zamanın makaracı ustalarından Peter Freisberg’in Oryantallerin değişik performans şekillerini anlattığı bir makalesi ve Oriental Roller’ın uçuş performanları ile ilgili çizimler Geflugel-Borse’de yayınlanmıştı. Freisberg şöyle der: Bu kuşların en gerçek ve en yüksek değeri eşsiz bir uçuş biçiminin olmasıdır. Dünyada bulunan uçucu güvercinlerin hiç birinde bu benzersiz uçuş ustalığı yoktur. Oriental Roller, Makara, Takla, Dönme, Daire yapma gibi değişik performanslar inanılmaz bir ustalıkla gerçekleştirir.”


Yukarıdaki ifadelerden de Oriental Roller’ın Makara, Takla, Dönme, Daire yapma gibi değişik performansları gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.

Tabi burada bir problem de Oriental Roller’ın son yıllarda daha çok form ırkı olarak beslenmesidir. Bu yüzden yurdumuzda ve Dünyada uçan oriental roller bulabilmek oldukça zordur. Oriental Roller hakkında bilgileri ne yazıkki 1900’lü yıllarda bu kuşu beslemiş ve usta yetiştirici olarak kabul edilen yabancıların yayınlarından bilgi alabilmekteyiz. Aslında iyiki de yazmışlar yoksa şu anda elimizde hiçbir şey olamayacaktı ve bazı konularda yorum yapamayacaktık. Çünkü Türkiye’de yazılanlardaki gibi bir performansa sahip Oriental Roller bulabilmemiz ve seyredilmemiz mümkün değil gibi gözüküyor.

Turgay Güröz yazdı:birde benim şahsen merek ettiğim,dönücü ırkların atası makaracılarmı?
bizim dolapçılarla bir bağlantısı varmı,balkan ülkelerine gitmeden?
9 küsür istenmeyen hareketi bir kaç yüzyılda yok edebilirmiyiz,soy takibi yapıldığında?eğer tabii dolapçılarımızın atası makaracı ırklar ise?


Sevgili Turgay abi,

Benim edindiğim bilgiler ve kendi kanaatime göre;

Oriental Roller, tüm makaracı ırkların atası olabilir, Dolapçı, Kelebek, aydın yerlisi vb. yerli kuşlarımızla akrabalığı olabilir, Ancak onların atası olamaz…. Çünkü…

Aslında Oriental Roller ile Dolapçı, kelebek ve diğer yerli dönücü ırklarımız arasında senin de çok iyi fark etmen gereken bir dönüş farklılığı var. Yani Bizim yerli ırklarımızda olan dönüş özelliği Oriental Roller’da yok. Ayrıca bizim yerli ırklarımızda Oriental Roller’da görülen performans özellikleri yok ya da yok olmalıvarsa bu da bizim neredeyse 10 yıldan beri savunduğumuz makaracı-dolapçı çaprazlamasının işaretidir.

İstersen bir fikir jimnastiği daha yapalım. Aşağıda Kosovski Dunek, Kosova Roller, Priştina Döneklerine ait dönüş özelliklerinin çizimleri görülmektedir. Bu çizimlere ve daha başka çizimlere http://www.unioniipellumbavetekosoves.com/11656385 bağlantısından ulaşabilirsiniz.

KOSOVALI HAREKETLERİ

Resim Resim

M.Mahir yazdı:Özet olarak tekrar belirtmek istediğim şey yurtdışında performans ırklarının algılanışı çok farklı. Bence show ırkları üzerine uzmanlaştılarından kuşta gördükleri herşeyi performans olarak kaydediyorlar. Özellikle makarası için beslenen kuşlarda bizim hata olarak istemediğimiz şeyleri onlar performansın bir parçası olarak görüyorlar. Bizde ise tam tersi.


“Mahir Bey’in Biz de ise tam tersi” sözlerine tamamen katılıyorum. Ancak iyiki de Oriental Roller’da gördükleri her şeyi yazıp çizmişler. Bugün biz onlara bakıp ayrım çizgilerimizi çok iyi belirleyebiliyoruz.

Yukarıdaki çizimlerde hem Oriental Roller’a ait hem de Dolapçı, Kelebek ve diğer yerli ırklarımıza ait performans özellikleri görülmektedir. Eğer araştırmalarım sırasında bu çizimler Oriental Roller dönüş ve uçuş özellikleri arasında çıksa idi. Ben de Acaba? Derdim. Yani Acaba Oriental Roller Dolapçının da atası olabilir mi derdim.


Aksine yukarıdaki çizimler Bora Vasic’in kitabında yazdığı 1800’lü yıllarda Oriental Roller kullanılarak yapılan ıslah ve geliştirme çalışmaları ile tamamen ötüşmektedir. Yani Kosova kuşlarının içinde hem Dolapçı hem de Oriental roller var.

Bu yüzden de Balkanlardan gelen kuşlarda bu türlü hareketlerin olması gayet doğaldır. Ve bugüne kadar hep görülmüştür.

Turgay Güröz yazdı:merhaba!
9 küsür istenmeyen hareketi bir kaç yüzyılda yok edebilirmiyiz,soy takibi yapıldığında?


Bu sorunun cevabı günümüzdeki kuşlara bakılarak da cevap verilebilir. Bu çaprazlama çalışmaları yoğun olarak Oriental Roller’ın bölgeye girişi birlikte 1800-1900 yıllar arasında yapılmıştır. Bunun sonucunda özellikle dönüşleri mükemmel yeni soylar elde edilmiştir. Bu soylar da daha önce de çok defa konu edildiği gibi özellikle yakın akraba eşlemelerinde 9 kusurlu hareket ortaya çıkmaktadır. Bunu ne yazıkki yok edemiyorsunuz. Daha yeni Denizli’de izlenen bir dönekte pervane dönüşü izlendi. Herkesin tepkisi aynı idi: “ Bu ne ya…” çünkü beklenmeyen ve istenmeyen bir hareket… Bu akbaş dönek de bildiğim kadarı ile Ayvalık’tan getirilmiştir. Özellikle de kuyruğa oturma hareketini yok edemiyorsunuz…

Burada hemen şu akla gelebilir: Elimizde çok güzel dönüşlü bir akbaş yada döneklere taş çıkartacak şekilde dönen bir Arabımız var. Tek kusuru ise ensede iken eşiyle beraber uçtuğunda oturma yapıyor ve arada bir takla atıyor. Kuşa da görenler 1000 TL ve üzeri fiyat vermişler. Bu kuş şimdi iyi kuş değil mi?

Elbetteki iyi kuştur. Ancak bizim aylardan beri yazmak istediğimizin dışında bir kuştur. Bu tür kuşların seveni ve besleyeni de çoktur. Ancak bizim amacımız 1200-1400’lü yıllar arasında Anadolu’da beslenmiş ve daha sonra Balkanlara taşınmış orijinal kuşlarımızı ayırt edebilmektir. İsteyen bu kuşları besler.

Daha önce de yazmıştım, yeri geldiği için tekrar yazayım…

Bizim söylemek istediğimiz Yerli Hünkari ırkı ile Alman ve Hollanda tipi hünkarileri nasıl ayırt edilebiliyorsa; aynen öyle de yerli Dolapçı ile balkanlar’dan gelen kuşlar aynen öyle ayırt edilebilmelidir. Eski yetiştiriciler ve kendisini geliştirebilmiş yeni yetiştiriciler tarafından ayırt edilebilmektedir. Aslında 9 kusurlu hareket ile bunu çok rahat yapabiliyorsunuz. Çünkü Balkanlar’dan gelen kuşlar kendileri göstermese bile yavrularında kesinlikle genlerinde olan özellikleri ortaya koyuyorlar. Bunu da zannederim iyi yetiştirici olan herkes kabul edecektir.

Bu arada bir noktayı daha belirteyim. Bizim belirttiğimiz 9 kusurlu hareketin bazıları yukarıda belirttiğim gibi bazı kuşların dönüş stilidir. Hatta bunlar ile ilgili dernekler kurulmuş ve dönüşler hakkında ayrıntılı çizimler bile yapılmıştır. Bizim söylemek istediğimiz:
Bunların Dolapçıda bulunması kusurdur. Yoksa bu hareketlerin hepsi kendi ırklarının içinde kusur değildir.

Burada yetiştiricinin seçimi çok önemlidir. Daha önce de defalarca belirttik:

Eğer amacınız daha güzel göğüsten dönüşlü ve uzun dönüşlü kuşlar elde etmekse, Dolapçı da bunları bulamayacaksınız. O zaman Dolapçı görünümlü balkanlarda görülen kuşlardan besleyeceksiniz. Ancak kendileri ve yavrularında olabilecek oturma, sarak sarma, karın üstü dönüş yapma, dönüşten çıkamayarak çarpma, yan komşuya tutulma gibi özellikleri kabul edeceksiniz. Ayrıca da dönek de çok yaşanılan duruma da hazırlıklı olacaksınız. Yani 10 tane yavru alacaksınız ve bunlardan sadece 1 tanesi babası ve annesi gibi olacak ve 2 veya 3 yaşından sonra dönüşünü bozmayacak. Çünkü kanında ne yazıkki çok fazla kuşun özellikleri var. İstediğiniz mükemmel dönüş yapanını ve vucüt yapısı mükemmel olanını bulmak çok zor olacak . Bulduğunuz zaman da bu sizin için çok değerli olacak ve doğrudan salmaya atılarak uçurulmayacak. Siz de şu ifadeleri çokça kullanacaksınız.
“Ben de bir arap var 5 milyar verdiler vermedim. Ben onun 4. sınıf yavrularını 500 milyona satıyorum” diyeceksiniz. Yani elinizde her zaman 4. hatta 10. sınıf kuşlar olacak.

Bu şekilde güvercin beslemek isteyenleri takdir ederim. Çok uzun ve sabırla gidilmesi gereken bir yola baş koymuşlar demektir. Bütün dönek besleyicileri de böyle bir yola baş koymuşlardır. Hatta iyi kuş çıkartanları da efsane olurlar. Denizli’den rahmetli Cafer abi ve Yılancı Ahmet abi gibi. Siz diğer illerimizdeki ustalarımızın isimlerini de yazabilirsiniz.

Dernek olarak bizim amacımız ise bambaşkadır. Buraya kadar anlattığımız Dolapçı ırkını mevcut hali ile koruyabilmektir. Biz diğer yetiştiricilere saygı duyuyoruz lütfen onlar da bize saygı duysunlar…..

Sağlıcakla kalın, sevgi ve saygılarımla

Hayri ÜN ‘ Denizli
Sevgi ve saygılarımla
Hayri ÜN ' Denizli http://www.hun.guvercinevi.com
Resim
Kullanıcı avatarı
Hayri ÜN
Aktif Üye
 
Mesajlar: 181
Kayıt: 13 Mar 2006 14:54
Konum: Denizli
Irklar: Dolapçı, Denizli Bangosu (Azman), Tokur
Doğum Tarihi: 21 Eyl 1973

Re: ..:: DOLAPÇI ve 9 KUSURLU HAREKET ::..

Mesajgönderen koral.alter » 31 Ağu 2009 18:03

tüm dostlara merhaba,

hayri bey demişki;

Kod: Tümünü seç
Mahir bey in Biz de ise tam tersi” sözlerine tamamen katılıyorum. Ancak iyiki de Oriental Roller’da gördükleri her şeyi yazıp çizmişler. Bugün biz onlara bakıp ayrım çizgilerimizi çok iyi belirleyebiliyoruz.

Yukarıdaki çizimlerde hem Oriental Roller’a ait hem de Dolapçı, Kelebek ve diğer yerli ırklarımıza ait performans özellikleri görülmektedir. Eğer araştırmalarım sırasında bu çizimler Oriental Roller dönüş ve uçuş özellikleri arasında çıksa idi. Ben de Acaba? Derdim. Yani Acaba Oriental Roller Dolapçının da atası olabilir mi derdim


hayri bey foruma eklemiş olduğunuz osmanlı (oriental) makaracasına ait olduğu iddia edilen performans çizimlerini bu şekilde değerlendirirseniz yanılırsınız bir makaracanın adı ister osmanlı ister izmir yada trakya yerlisi,alaca,zozik,akman
çakal,karabaş,pazarcık,romen galacası gibi makaracılar olsun bizim belirttiğimiz hareketler dışında hareket yapan makaracıya rastlamadık bizler yurt dışından getirilen yüzlerce osmanlı yada son moda ismiyle izmir makaracasını büyük umutlarla aldık denedik sonuç hep hüsran oldu o nedenle diyorumki sizler için kosava döneği yada dolapçısı neyse bizim için oriental roller odur yani nasıl siz bir dolapçıda 9 kusurlu hareket olmaz diyorsanız bizde bizim yazdıklarımızın dışında makaracılar hareket sergilemez diyoruz,siz nasıl dolapçı denizleden balkanlara gidip oralarda yozlaştırılıp geri gelmiş diyorsanız biz diyoruzki osmanlı makaracası bu toprakladan yurtdışına gitmiş bambaşka bir ırk olup geri gelmiştir,sizler nasıl denizli ve civarı dışında yazılan tüzük standart,yarışma kuralı gibi bilgileri tam anlamıyla kabul etmiyorsanız bizlerde siteye eklemiş olduğunuz makaracı tarihçe ve yarışma standartlarını kabul edemeyiz çünki içinde gerçekleri yansıtmayan bir çok bilgi var çalışmalarımız bitince tüm bu yanlışları ortaya çıkarmak adına mücadelemizi vereceğiz
yabancılar tarafından çizilen aşağıdaki iki resim herşeyi çok daha net anlatmaktadır

Resim

1886 yılında J.frichter tarafından çizilmiştir

Resim

1920 yılında Stanway tarafından çizilmiştir

birinci resim osmanlı makaracısının avrupa gittiği ilk yıllardaki hali bizim savunduğumuz hali
ikinci resim 34 yılda osmanlı makaracasının ne hale geldiğinin kanıtı buda onların oriental rolleri yazdıkları herşey ikinci resimdeki kuşu anlatıyor
sevgi ve saygılarımla
Koral ALTER
Resim
Kullanıcı avatarı
koral.alter
Aktif Üye
 
Mesajlar: 245
Kayıt: 07 Haz 2006 18:09
Konum: İSTANBUL
Irklar: Trakya Yerlisi,Alabadem
Doğum Tarihi: 18 May 1971

ÖncekiSonraki

Dön Dolapçılar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir